Peygamber Efendimizi En Çok Üzen 10 Olay

Etiketler:

Allah’ın son elçisi ve İslam’ın incisi peygamber efendimiz (s.a.v), çileli hayatında birçok üzücü olayla karşılaşmıştı. Yirmi üç yıllık nübüvveti son derece çetin sınavlarla geçmiş, fakat sonunda İslam’ın yeryüzünün son dini olmasını Allah’ın izniyle sağlamıştı.

Bu defa listemizde, peygamber efendimizin (s.a.v) hayatı boyunca karşılaştığı ve onu çok üzen on olay üzerinde duracağız. Peygamberler de birer insan olduğuna göre, onların da beşeri duyguları vardı. Kimi zaman sevinir, güler, kimi zaman üzülür ağlarlardı.

İnsan fıtratı gereği bu duyguların peygamberlerde de olması gayet normaldir. Hatta Kuran-Kerim’de efendimizin beşeri duygularına birçok kez yer verilir. Örneğin Furkan suresinin yedinci ayetinde Mekkelilerin bu duruma ilginç bir itirazına işaret edilir: Yine onlar dediler ki;

"Bu ne biçim Peygamberdir ki, bizim gibi yemek yiyor ve çarşıda-pazarda geziyor? Ona, kendisi ile birlikte uyarma görevi yürüten bir melek indirilseydi ya. "

Yukarıdaki ayette Mekkelilerin Peygamber efendimizin beşeri yönüne şaşırdıkları görülüyor. Evet, O (s.a.v) bir peygamberdi ama bir insandı da. Aynı surenin yirminci ayetinde peygamberin beşeri özelliklerini haiz bir birey olmasına şaşıranlara cevaben:

Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de hiç şüphesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı… Buyrulmaktadır. devamını oku »

mutevaggil | 28/06/2009-11:34 |

Regâib Kandiliniz Mübarek Olsun

Etiketler:

Efenim malumunuz bugün mübarek Receb-i Şerif'in ikinci günü, bu gece ilk cuma gecesi ve Regâib Kandili. Bu vesileyle, bütün Ruzname.net okuyucularının mübarek üç aylarını ve Regaib Kandillerini tebrik eder, tüm İslam alemi için hayırlara vesile olmasını dileriz. İslam alemi dışındaki alemin de İslam alemine dahil olmalarına vesile olmasını dileriz (onlar için güzel bir şeyler dileyelim di mi?) İnşallah kıymetini bilerek, tek bir anını bile israf etmeden, gaflete dalmadan geçireceğimiz ve sonrasında bütün hayatımıza müesser olacak bir üç ay olur.

nora | 25/06/2009-19:54 |

Ziya Gökalp ve Türk Musikisi

Etiketler:
Aslında II.Meşrutiyet sonrasında fiilen tarihi misyonunu tamamlayan Osmanlı  İmparatorluğu, araya giren I.Dünya ve Kurtuluş Savaşları sebebiyle hayatiyetini  bir süre daha bitkisel bir şekilde sürdürür. Savaşlar biter; 1920’ den bu yana  Osmanlı ve TBMM Hükümetleri olarak oluşmuş bulunan çifte yönetime son vermek  zamanı gelmiştir. İstanbul hükümeti’nin sebeb-i hikmeti kalmamış, bütün  inisiyatif ve yetki haklı olarak Ankara Hükümetinin uhdesine geçmiştir.
Oluşturulacak yeni Devletin yapısında tercih artık doğal olarak , 1919 yılından  itibaren Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğindeki TBMM’nin görev ve yetkisindedir. Siyaseten oluşacak Devletin yapısında herhangi bir şüphe yoktur. Kurulacak olan  yeni devlet bir hanedan saltanatı olmayacaktır. Bunda herhangi bir şüphe yoktur.  Zaten 3 yıldır oluşmuş bulunan TBMM hükümetinin uygulamaları da bunu  gerektirmektedir.
 devamını oku »
ferahnak | 03/06/2009-22:19 |

Urfa Günlükleri - 2: Bir Askerin Sayıklamaları

Etiketler:

Askerlik görevini ifa etmekte olduğum yer Ceylanpınar’a on beş kilometre uzaklıkta , bir köyün yanı başında bir jandarma karakolu.(Yazımın bundan sonrasında yer ismi vermemek daha uygun olacak).

Karakolumuz Ceylanpınar ilçe  merkezinin on beş kilometre doğusunda Mardin ve Suriye sınırında konumlanmış güzel bir karakol. Yaklaşık üç kilometre güneyimiz Suriye sınırı. Bu karakol, civardaki on dokuz köyün emniyet ve asayişinden sorumlu. Etraf tarlalarla çevrili. Buraya geldiğimizde yem yeşil olan tarlalar şuan altın sarısına dönmüş durumda (Evet, her taraf buğday ekili). Birkaç gün sonra hasat yapılıp yerlerine mısır, pamuk, ayçiçeği ya da karpuz ekilecek. Kısaca tarım köylünün burada can damarı konumunda…

İki kere devriyeye çıkan gruba katılarak civardaki köyleri gözlemleme fırsatım oldu. Köyler genelde tek katlı kurumuş balçıktan yapılı evlerle dolu. Altyapı hak getire. Kanalizasyon açık bir biçimde köylerin içinden geçiyor. Başta sıtma olmak üzere, bir çok hastalığa davetiye çıkaran bu manzara içler acısı…

Bölgemizde terör olayları yok fakat çok da rahat bir yer olduğu da söylenemez.Çevre köylerden bir ikisinin terör örgütü sempatizanı olduğu biliniyor. Fakat bu statik bir muhabbet olup eylemsel herhangi bir olayla 16 yıldır karşılaşılmamış. Buna rağmen biz tedbiri elden bırakmıyoruz. Tedbir her zaman için iyidir. devamını oku »

mutevaggil | 30/05/2009-14:01 |

Urfa Günlükleri - 1: Şehir ve İlçeleri *

Etiketler:

Şanlıurfa mamur bir şehir. Hem modern hem de tarihi bir mekan. Bu söylediğim şehrin merkezi için geçerli elbette. Yazımın ilerleyen kısımlarında bahsedeceğim iki ilçesi dışında diğer yerlerini ise henüz hiç görmüş değilim.

Şehir, Adıyaman, Gaziantep ve Mardin'den gelen üç yolun birleştiği bir kavşakla başlıyor. bu kavşağın başında büyük bir alışveriş merkezi var. dördüncü bir yol, şehrin merkez caddesi konumunda. Bu cadde üzerinde stadyum, valilik, belediye, bankalar vb... sıralanmış. bu modern ve ferah caddeden aşağı inildikçe modernite yerini tarihi dokuya bırakıyor. Küçük ve Eski camiler, hanlar, hamamlar, kapalı çarşılar sıralanıyor ardı ardına. Asfalt yollların yerini taş döşeli yollar alıyor buralarda. Caddeden aşağı inildikçe balıklıgöle de yaklaşmış oluyorsunuz.

Balıklıgöl, her daim kalabalık bir ziyaretçi kitlesine ev sahipliği yapıyor. Göl ve mesire yeri olan çevresi günün her saati cıvıl cıvıl. Gölün yanı başındaki tepeye çıkınca Urfa şehri ayağınızın altına seriliyor. Manzara çok güzel. Bu tepe, Hz. İbrahimin ateşe mancınıkla atıldığı tepedir. Tepenin zirvesinde iki kocaman sütun var. Rivayete göre bu iki sütüna gerilen esnek bir ip ile Hz. İbrahim aşağıda yanan ateşe fırlatılmış. Aynı anda ateş su oluvermiş odunlar da balıklara dönüşmüş. Allah'ın azameti ve kudretine takat gelmez, hikmetinden dahi sual olunmaz. (Evliya Çelebi seyehatnamesinden fırlama bir cümle oldu bu :)) devamını oku »

mutevaggil | 30/05/2009-10:03 |

Kani Karaca: Beş Yıl Sonra

Etiketler:

 Salih Zeki Çavdaroğlu

Takvimlerin 29 Mayıs 2004’ ü gösterdiği gün, Hâfız Kâni Karaca 74 yıllık ömrünü tamamlıyor , fâni alêmden bekâ alemine giderken, geride musıkî ve tilâvet ile dolu dolu  yaşanmış “hoş bir sadâ” bırakıyordu. devamını oku »

ferahnak | 29/05/2009-12:25 |

Yazılışının 600. Yıldönümünde Süleyman Çelebinin Mevlidi

Etiketler:

Salih Zeki Çavdaroğlu

Diyanet İşleri Başkanlığı ve Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri çerçevesinde 16-17 Nisan tarihleri arasında Bursa'da "Yazılışının 600. yılında Bir Kutlu Doğum Şaheseri Mevlid ve Süleyman Çelebi Sempozyumu" düzenledi.

Bu sempozyuma dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen 80'e yakın bilim adamı katıldı. Sempozyum kapsamında düzenlenen konserde ise, Türkçe'nin yanısıra Arnavutça, Boşnakça ve Gürcü dillerinde mevlitler okundu.

Türk divan şiiri ve Tasavvuf Musıkîsi’ nin “ Cami musıkisi” (*) dalının en büyük ölçekli formlarından biri “Mevlîd” dir. Etimolojik köken olarak, Arapça “v l d “ (doğurmak) kökünden türetilmiştir. Arapça’ da :

1)     Masdar olarak ( doğmak- doğurmak) anlamlarını taşır.

2)     Zaman ismi olarak aynen Hz. İsa’ nın doğumunu belirten “milâd” kelimesinde olduğu gibi , “ mevlîd” terimi de “ mevlîd” de Hz. Muhammed (s.a.v)in doğduğu zamanı belirtir.

3)     Yer ismi olarak ise “ Mevlid-i nebevî” kelimesiyle, peygamberimizin Mekke’ de doğum yeri olan ev kasdedilir.

Hz. Muhammed(s.a.v) in doğumunda Türkçemize girmesinden itibaren de şekil değiştirmiş ve “ Mevlüd” şeklinde söylenmeye başlamıştır. Buna rağmen Arapça’ da taşıdığı mânalarda neredeyse hiç kullanılmamış, daha ziyâde doğum, ölüm , evlilik, sünnet , adak, hacıların hac dönüşleri, asker uğurlamaları gibi özel günlerde veya kutsal gecelerde Kur’an tilâveti ile beraber Peygamberimizin doğumunu anlatan güftelerin yerleşmiş ezgilerle okunması olarak anlaşılmıştır. devamını oku »

ferahnak | 28/05/2009-21:30 |

Necip Fazıl'da Peygamber Sevgisi

Etiketler:

Salih Zeki Çavdaroğlu

26 Mayıs 1983 tarihinde ebediyet’ e uğurladığımız Türk kültür ve düşünce hayatının en önemli şahsiyetlerinden Necip Fâzıl Kısakürek’ in, karakteristik vasıflarında sayılamayacak kadar zenginlik vardır.

Ancak kendisine de sağlığında sorulsa idi, herhalde bütün bu zengin dağarcığı içinde en önde gelen hasletinin, Cenâb-ı Hak ve Hz. Muhammed (s.a.v) e duyduğu büyük “ aşk” ı gösterirdi.

Onun hayatı boyunca yazdığı herbiri yüzlerce sayfalık yığınla kitabının büyük bölümünde de, ya doğrudan doğruya veya dolaylı olarak , bu aşk’ ın bütün tezahürlerini okuyoruz.

Şiirlerini topladığı “ Çile” deki binlerce şiiri ve yazdığı sayısız makalelerinin çoğunun teması, Allah ve Peygamber sevgisi ile doludur.” Çile” de bu anlamda “Peygamber”, “Allah'ın Sevgilisi”, “Ölçü”, “O” , “Rütbe” v.d. başlıklar altında Hz. Peygamber'e yazılmış müstakil şiirler olduğu gibi, başka temalarla yazılan bir çok şiirinde de, Hz. Peygamber ismen geçmekte, veya onun şahsiyetine atıflar yapılmaktadır.

Allah sevgisini “Her şey, her şey şu tek müjdeye / Yoktur ölüm Allah diyene / Canım kurban başı secdede / İki büklüm Allah diyene” kıt’ asında, Peygamber aşkını: “ Sen, fikir kadar güzel; / Ve tek, birden daha tek! / Itrını süzmüş ezel; / Bal sensin, varlık petek... “ kıt’ asındaki emsalsiz dizelerinde bariz bir şekilde görüyoruz.

Gerek şiirleri , gerekse sayısız makalelerinde Hz. Muhammed (s.a.v) den,Gaye insan; ufuk peygamber, Efendim, Peygamberim, Müjdecim, Kurtarıcım, gibi özel hitaplarla bahseder. devamını oku »

ferahnak | 28/05/2009-21:21 |

Ben Gidiyorum Askere Çabuk Gelsin Tezkere

Etiketler:

Değerli Ruzname üyeleri, okuyucuları, ziyaretçileri, geçiyorken şöyle bir uğruyanları,

Askere gitme vaktim geldi. Hepiniz Allaha emanet olunuz. İnşallah Hayırlısıyla gidip dönmek nasip olursa ben yine burada olmaya çalışacağım. Aynı saatte aynı yerde. Yazılarımı Paylaşmak için...

Askerlik, jandarma olarak Urfa'ya çıktı. 327. Kısa dönem olarak gidiyorum. Hepinize hayırlı günler dilerim. Fakat ruzname için burada bir teşekkür etmek istediğim insanlar var.

Paylaştığı teknik konulara ait makalelerle sitenin zenginliğini ve çok sesliliğini sağlayan ve benimle aynı anda askere gidecek arkadaşım peynir6 suyu tozu'na,

Sitenin estetik görünümü, kullanım kolaylığı ve yapı olarak zenginleşmesi için sürekli geri bildirimde bulunarak (diğer bir deyişle başımızın etini yiyerek :)) sitenin şuanki halini almasında katkıları olan ve site içeriğine yorumlarıyla katkı yapan değerli büyüğüm nora'ya.

Yine yaptığı mütevazi yazı ve yorum paylaşım ve katkılarıyla mutevazi insan Ebu Hamid kardeşime,

teşekkürü bir borç bilirim. devamını oku »

mutevaggil | 10/04/2009-11:42 |

Sizin İçin Seçtiklerim - Unutulmazlar

Etiketler:

Hani vardır ya, sizin için seçtiklerimiz muhabbeti. Kitapçılarda, müzik marketlerde, ya da başka bir yerde ya da başka bir branşta. “Best Of” da derler çoğu kez. İşte giderayak ben de kendi yazdığım yazılardan on âdetini sizin için seçeyim dedim.

Şuana kadar Ruzname’de gerek “mustasim billâh” gerek “mutevaggil” adı altında yüz civarında yazı yazmışım. Bunlardan yirmi tanesini, alıntı, duyuru, tebrik vs… gibi nedenlerden çıkarırsak sayı 80 oluyor. Bence bir sene için iyi bir meblağ. Okumanın bile zor zanaat olduğu şu dönemde yazı yazmanın ne kadar meşakatli olduğunu tahmin edersiniz. Üstelik yazılarımın çoğu (sinema eleştirilerim ve hikâyelerimi saymazsak) araştırmalarla destekli. Hal böyle olunca bütün yazılarımı kendi çocuğummuş gibi sevmem normal olsa gerek. Evet, onlar benim çocuğum. Yani 100 küsür çocuğum var benim ruznamede. Bu yazıda sizler için on tanesini seçeceğim.

Bütün bu girişi neden yaptım. Bu yazıları seçerken yaşadığım zorluğu anlayın diye. Yoksa aklıma bu fikir ilk geldiğinde ve yazılarımı seçmeye başladığımda yukarıdaki cümlelerim hiç hesapta yoktu. Neyse ne, sözü uzatmayalım.

İşte ruznamede yayınlamış olduğum kendi yazılarımdan benim için farklı anlamlar taşıyan yazılar: devamını oku »

mutevaggil | 07/04/2009-20:12 |



Buradaki makale,yazı,şekil ve resimler www.RuzName.Net sitesine aittir. Sitemizin Alıntı Kurallarına uyulmadıkça siteden alıntı yapılamaz. Bütün hakları kuldur (kul hakkıdır). içinde c harfi olan daire, neyse buldum © Siteyi düzgün görüntüleyebilmek için internet explorer kullanmayınız. Onun yerine Firefox, Opera, google chrome gibi tarayıcıları kullanabilirsiniz. Bu sitenin teması Ndesign-Studio'nun Glossyblue uyarlamasıdır.

©2008-2009 | www.ruzname.Net | iletişim | kabeden canlı yayın izle | sitemap | hakkında |by Drupal

İçeriği paylaş