Geçtiğimiz günlerde yazdığım bir makalede edille i şeriyyeden bahsetmiş ve bu dört delilden sünnetle ilgili bazı tespitler yapmıştık. (Buradan okuyabilirsiniz). Ahkamı islamiyye yi belirleyen bu dört temel delil ile alimler muallaktaki konularda ictihad yapmaktadır. Bunu artık biliyoruz.

akil

Peki bu kadar sistematiğe, bu metodolojiye ne gerek var? Akli deliller ile ya da mantık ile ahkamı belirleyemez miyiz? Üstelik son yıllar da medyatik hocalarımız bu yöntemi gayet başarılı bir biçimde kullanıyorlar!

Mesela falanca hocanın yemeğe katılan alkölün sarhoş etmemesi sebebiyle, bu durumun günah olamayacağını savunduğunu görmüştük. İşte tam bir mantık ahkamı! Mantık yürütürek fetva vermenin en naif örneği.

Kazın ayağı öyle mi peki? Akıl ya da mantıkla dini hüküm çıkarılır mı? Bu soruya bu iki terimi ayırarak cevap vermeliyiz. ilk olarak akılı ele alalım. Akıl insana bahşedilmiş en büyük nimetlerden biridir. Allah kuran da sık sık düşünmez misiniz [1] buyurarak tefekkürün ve aklın önemine işaret ediyor. işte böyle büyük bir değere sahip aklın ahkamda kullanılması ehli sünnet uleması içinde o kadar da hoş görülmeyen bir olgu değil. Hatta bazı modernist kesimin yobazlıkla suçladığı Ebussuud efendi, ve imam rabbani gibi ulu alimler de akli delillere başvurmuşlardır.

Mantık ise ehli sünnet ekolüne göre o kadar tolere edilebilir değil. Akıl ile mantık aynı şey değil mi? diye soranlarımız olabilir. O zaman önce bu iki terimin tanımına bir bakalım:

Akıl düşünebilme, muhakeme yapabilme yeteneğidir.

Mantık,  akılın yani düşünmenin bir yöntemidir. Örneğin şu mantığa bir bakalım:

Eğer bütün insanlar memeli ise, ve Aristoteles insan ise, Aristoteles de memelidir.

İşte mantık yürüterek bir doğruyu bulduk. Fakat sadece Mantık yürüterek doğru ahkamı bulabiliriz diyemeyiz. Yazımızın başında ünlü bir hocamızın akıl yürütmesini görmüştük. İşte o fetva sadece mantığa dayanan bir fetvadır ve işe yaramazdır. Geçersizdir.

Kısaca söylemek gerekirse, mantıkla bu işler yürümez. Birisi çıkıp bize çok mantıklı, akla yatkın, makul bir fetva verebilir. O fetvanın mantığa uygun olması Kuran'a ve Sünnet'e uygun olacağı manasına gelmez. İmam Azam Ebu hanife'nin mantıkla fetva vermenin yanlışlığı üzerine güzel bir örneği vardır. O örneği burada zikretmek istemiyoruz; isteyenler ilgili yayınlardan bulabilir. Ben Ali Bulaç ın Din-felsefe vahiy- akıl ilişkisi adlı kitabında görmüştüm bunu.[2]

Sonuç olarak, ahkamı islamiyye'de akıl bir yere kadar etkili olabilir. Fakat mantık ile haraket etmek pimi çekilmiş bir bomba gibidir ve bu tür fetvalara güvenmek pek doğru değildir...

---

[1] Kuran ayeti.

[2] Yeni Akademi yayınları, Ali bulaç

Anahtar Kelimeler: Anlama Çabası, islamda akıl ve mantık, mantık fetva rolu

mustasim billah , 07/11/2008-18:43 Facebook'ta Paylas