İslam, dünyanın batı kıyısından tam tersi olarak algılansa da hoş görü temelli bir dindir. Batı’nın görüşüyle taban tabana zıt olan bu dayanak, gerek oryantalistlerin yüzyıllardır süregelen canhıraş çabaları sonucunda, gerek fundamental denilen cihadist grupların özellikle son yıllarda gerçekleştirdikleri radikal eylemleri bahane edilerek göz ardı edilmekte ve ters tepmektedir.

faşistlik


İslam, etimolojik kökeninde yattığı manayla paralel olarak, barışı, huzuru, hoşgörüyü salık verir. Yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan men eder [1]. İlahi, ahlaki, melekuti bir düzen kurulması için bütün kaynakları seferber eder. Hal böyleyken bu emir ve tavsiyeler üzere, gerçek manada bir müslüman, insanı ve insanlığı sevecektir. Velev ki farklı dinlerden, mezheplerden, renklerden, ırklardan olsunlar. Çünkü İslam’a göre hepimizin babası birdir[2].


Bu konuda diğer dinlerden, özellikle Yahudilikten olanlara karşı öne sürülen "dost edinmeyin"[3], "en çetin düşman" [4], gibi ayetlerin yanlış yorumlanması bile bu hoşgörüyü, insani muhabbeti bitirmeye engel olamaz.

Yaratılanı Yaradan’dan ötürü [5] hoş gören bir ilahi düzenin, İslamiyet’in birer mensubu olarak, son günlerde acı günler yaşıyoruz. İsrail devleti, bir avuç müslümanı bütün teknolojik imkânları, tek dişi kalmış canavar medeniliği ile sindiriyor.Yukarıda saydığımız bütün dayanaklara rağmen, içimizde İsrail’e, Yahudiliğe karşı kin ve nefret oluşuyor. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var: Bizler Gazze’deki, Filistindeki müslüman kardeşlerimize yapılan kötü muamele ve işlenen cinayetlerden dolayı İsrail devletinden, haklı olarak zaten yıllardır şiddetle nefret ediyor ve onu kınıyoruz. Benim burada "içimizde nefret yeşeriyor" demekten kastım zaten yıllardır israil devletine beslediğimiz bu nefret değil. Ben İsrailli sivillere, yani kısaca yeryüzündeki bütün Yahudilere karşıister istemez oluşmakta olan nefretten bahsediyorum.


İsrail devleti kendince savaşı kazanmış olabilir. Fakat kaybettiği çok önemli şeyler var: Tüm dünya elinde olmaksızın bütün İsrail vatandaşlarına, Yahudilere, Yahudiliğe karşı inanılmaz bir nefret beslemeye başladı. Sokaktaki savaş karşıtı, barış yanlısı yahudiye bile artık tiksintiyle bakmaya başlıyoruz. (Golan Tepesi’nden ellerindeki çekirdek çıtlayarak kıyımı izleyen bazı Yahudi siviller bunu zaten hak ediyor).


On yaşındaki çocuk da yetmiş yaşındaki dedemiz de artık Yahudilerden nefret ediyor. Yahudiler artık istenmiyor. Biraz empati yapalım, ne kadar zor bir durum.  Kimsenin bize katil gözle bakmasını istemezdik.


Yahudi nefreti büyüyor ve dünya sessiz sedasız  dört-beş milyar Adolf Hitler yetiştiriyor, antisemitizm hızla yükselen trend oluyor ve İsrail Devleti savaşı kazandığını zannediyor. Kapısındaki tehlikenin farkında değil.


Bundan büyük ceza, bundan büyük lanet olamaz!

--

dipnotlar:

[1] A'râf, 7/56, Bakara, 2/11, 12, Kasas, 87/77 gibi ayetler dünyada bozguncluk yapmayı yasaklar.

[2] hepiniz ademin çocuklarısınız, veda hutbesi.

[3] maide süresi 51. ayetinde geçen kelimenin "dost" (sahib) değil "veli" olduğu aşikardır. konu hakkında tefsirlere başvurunuz.

[4] Maide süresi 82. ayette müminlere en şiddetli düşman olarak yahudi ve müşrikler belirtilir. fakat burada bunların ileri gelenleri, büyükleri, devlet başkanları, ele başlarının kastedildiğine dair tefsir kitaplarına bakılabilir.

[5] yunus emre divanı.


Anahtar Kelimeler: Anlama Çabası, antisemitist nedir, antisemitizm nedir

mustasim billah , 23/01/2009-19:48 Facebook'ta Paylas