arap devrimleriAslında ruzname’de siyasi yazılara yer vermiyorduk. Ama geçen yıldan beri süregelen Arap devrimleri ümmeti de yakından ilgilendirdiğinden okuyucularımızın da bu konuda bilgi sahibi olmasının iyi olacağını düşündük. Zaten bu yazıda ben yoruma yer vermeksizin arap baharı denen bu devrim döneminin bir kronolojisini çıkarmak istiyorum. Nereden nereye gelindi sorusunun bir cevabı olursa ve Arap devrimlerine dair en ilgisiz insanı bile az da olsa bilgilendirirse bile bu yazı amacına ulaşmış olacaktır.

Arap Devrimleri ya da sonradan adlandırıldığı şekilde “Arap Baharı” Tunus’tan Yemen’e kadar geniş bir coğrafyada birbirini tetikleyen otorite muhalifi ve halk hareketidir.

Tunus, Cezayir, Mısır, Libya, Bahreyn, Ürdün ve Yemen bu muhalif ve halk hareketinden en çok etkilenen islam ülkeleri oldular. Bunlarla birlikte Suriye, Lübnan, Irak, Kuveyt ve Fas da devrim hareketlerinden etkilenmekle birlikte bu saydıklarımızda bu hareketlilik somut bir sonuca ulaşmamış, bazı görev değişikliklerine neden olmuştur.

Peki bu zincirleme devrim hareketi nasıl başladı?

Lise tarih kitaplarında birinci dünya savaşının başlamasıyla ilgili beylik bir ifade vardır ya: “Avusturya-Macaristan veliahtının öldürülmesi savaşın kıvılcımı oldu”. Aynı şekilde bu devrimleri tetikleyen şey Tunus’ta tezgahı elinden alınan işportacı vatandaş Muhammed Buazizi’nin buna tepki olarak kendini yakması oldu.

İşsizlik, enflasyon, yozlaşma ve ifade özgürlüğündeki kısıtlamalardan bıkan Tunus Halkı, seyyar satıcı Buazizi’nin kendini yakması üzerine ilk defa 18 Aralık 2010 günü geniş bir protesto başlattı. İşte devrimlerin ilk somut hareketi buydu. Tepkilere ve gösterilere daha fazla direnemeyen Tunus’un 23 yıllık yöneticisi Zeynel Abidin görevinden istifa edecek ve ülkeyi terk etmek zorunda kalacaktı. Böylece gösteriler bir domino etkisiyle hızla Cezayir, Libya, Ürdün ve Mısır’a yayılacaktı.

Cezayir’deki ayaklanma hükümet değişimine neden olamasa da 19 yıllık olağanüstü halin kaldırılması buradaki isyanların en önemli sonucu oldu.

Ürdün’deki ayaklanmalar ise hükümetin Kral tarafından dağıtılmasına sebep oldu. Hükümet değiştirildi.

Umman ve Yemen hükümetlerinde bakanlarla ve meclis işleyişleriyle ilgili değişiklikler ve yenilikler oldu.

25 ocak 2011 tarihinden itibaren Mısır halkı da bir çok gösteri ve protestoyla 30 yıllık yöneticileri Hüsnü Mübarek’in pes edip yönetimden çekilmelerini sağladılar.

Bu arada Suudi Arabistan ve Suriye’de de Buazizi’nin yaptığını yaparak birer kişi kendini yaktı. Belki halkı için kendilerini feda eden birer kahraman belki de hayattan bıkmış birer isyancı olan bu kişilerin vatandaşları protestolara başlattılar ama bu iki ülkede halk daha fazla ilerleyemedi.

Özellikle Suriye’de Beşar Esad askeri güç kullanarak isyanları kanlı bir biçimde bastırdı. İsyanın bu şekilde hem de 2011 yılının ramazan ayında bastırılması İslam dünyasında olduğu gibi bütün dünyada da nefretle kınandı. Hükümet ve Meclis’te istifalar yaşandı, bazı valiler görevden alındı. Muhaliflerin Liderleri tutuklandı.  Yaklaşık 2000 kişi öldürüldü.

Ama şüphesiz ki bu Devrimlerin en hareketlisi ve silahlısı Libya’da olmaktaydı. Libya lideri Muammer Kaddafi, Libyalı muhaliflerle çetin bir iç savaşa girdi. 2011 Martında muhalifler ülkenin büyük çoğunluğunu ele geçirmişken Kaddafi güçlerine yalnızca başkent Trablus, Sabha ve Sidra şehirleri kalmıştı. Kaddafi son bir gayretle elinden çıkan şehirleri geri almak için Hava saldırısı başlatıyor, işin içine Birleşmiş Milletler kuvvetleri de giriyordu.

Libya’da altı ay kadar süren iç savaş sonunda 22 Ağustos 2011 yılında başkent Trablus düşüyor ve muhaliflerin eline geçiyordu. Muammer Kaddafi ve ailesi sırra kadem basarak kaçmıştı.

Muhaliflerden ve Birleşmiş Milletler güçlerinden ancak iki ay saklanabilen Kaddafi Sirte’de yakalanıyor ve dramatik bir biçimde kızgın muhalifler tarafından öldürülüyordu. Böylelikle Libya’da bir devri bitmiş Albay Muammer Kaddafi tarih olmuştu. Bu devrimin yaklaşık 30.000 kişinin hayatına mal olduğu söyleniyor.

İşte böyle, kısaca Arap Devrimlerine bir göz attık. Yukarıda olaylarla ilgili bir yorum yapmayacağımızı söylemiştik ama bu şöyle bir temenni de bulunmamıza engel değil:

Bu devrim hareketleri Bütün islam ülkelerine hayırlı olsun. Umulur ki bu hareketler ümmet birliğinin sağlanmasına da vesile olur. İnşallah yaşanan bütün bu olaylar sinsi emperyal devletlerin birer entrikası değil de gerçekten zulümden bıkan ve insani şartlarda yaşamaktan başka gayesi olmayan Müminlerin gönüllü hareketidir.

Ne demiş Mehmet akif;

Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?

Kesilir belki ama çekmeye gelmez boyunum.

Not: bu yazı ilk defa www.ruzname.net websitesinde yayınlanmış olup kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Anahtar Kelimeler: Tarih, Arap Baharı Nedir, Arap Baharı Özet, Arap Devrimi Kronolojisi, Arap Devrimi Nedir, Arap Devrimi Özet, Arap Devrimleri Nedir, Arap Devrimleri Özet, Kısaca Arap Devrimi, Kısaca Arap Devrimleri, Libya Devrimi Nedir, Mısır Devrimi Nedir, Suriye Devrimi Nedir

mutevaggil , 11/11/2011-18:08 Facebook'ta Paylas