YAZININ DAHA KISA HALİ İÇİN:  >>>>TIKLAYINIZ<<<

 

İmam Gazali. Tam ismiyle Ebu Hamid Muhammed ibn-i Muhammed el Gazali. Hem kılı kırk yarıcı bir hâkim (filozof), hem inancını aklıyla uzlaştırabilen bir kelamcı (teolog), hem de sahip olduklarını onlara sahip olduktan sonra terk edebilme cesaretini göstermiş aşk ehli bir sufi (mistik).

Kısaca dini düşüncenin üç temel yönelimini de –hiç birini diğerine feda etmeksizin- kucaklayan Müslüman düşünürlerin önderi. Nitekim kendisinin hâlâ imam olarak anılmasının asıl nedeni bu. Nedir bu üç yönelim: Felsefe, Kelam ve Tasavvuf. Başka bir deyişle: Akıl, inanç ve zevk.

Akıl ile inancı zevkle birleştiren adamdır Gazali. Akla dayanan kuşkuları kılıç kadar keskin, imana dayanan itikadı granit mermer kadar sert ve fakat aşktan beslenen gönlü bir umman büyüklüğünde geniş ve derin.

Çağdaş dünyanın en büyük sorunu, aklıselim (düşünce) ile kalbi selim (duygu) arasındaki dengeyi kuramıyor olması değil midir? Entelektüel açıdan böyle bir dengeyi gözeten çağdaşlarımızın kürsünün önünde tevazuuyla diz çökmeleri halinde, bu büyük ustadan öğrenecekleri çok şey var.

Bu olumlu vasıflarına rağmen, İmam Gazali bazı çevrelerce ne yazık ki İslam dünyasında bilim ve felsefenin ilerlemesine darbe vuran bir yobaz olarak tanıtılmıştır.

Düşüncenin bir opus magnum’u bir şah eseri: Tehafüt’ül Felasife, yani filozofların tutarsızlığı.

Gazali bu büyük kitabında, devrin iki büyük filozofu Farabi ve İbni Sina tarafından temsil edilen felsefe tasavvurunu eleştirir. Ama eleştirmeden önce, eleştireceği düşünce biçimini yansız bir biçimde serimlemek amacıyla başka bir ön metin yazar: Mekasıd’ül Felasife; yani Filozofların düşünceleri.

Bu hazırlık safhasının diğer bir ürünü de kapsamlı bir mantık metnidir: Miyar’ül İlim, yani kesin bilginin ölçütü.

Konu, Gazali’nin bilimsel titizliğidir. Çünkü dost düşman herkes, onun inandıklarına “bilerek” inandığını; reddettiklerini de “bilerek” reddettiğini asla göz ardı edememiştir. Onun eleştiride izlediği yöntemler. Bütünüyle bugün modern eleştirinin dahi sahiplenebileceği ölçüde sınanmaya açık ve karşı eleştiriye dayanaklıdır.

Bin yıl önceki klasik bilimler tasnifine göre klasik felsefe teorik ve pratik olmak üzere iki ana bölüme ayrılır; Teorik felsefe ise kendi içinde; Fizik, Matematik ve Metafizik olmak üzere üçe taksim edilirdi. Teorik Felsefe verilecek talebeye giriş dersi olarak mutlaka mantık okutulurdu.

İmam Gazali’den önce mantık, bir Grek bilimi kabul edilir ve devrin âlimlerince itibara layık görülmezdi. Matematiğin durumu da farklı değildi.

Hepsi de geçmiş medeniyetlerin bilimleri (ulum-ı evail) veya dışarıdan gelen yabancı bilimler (ulum-ı dahile) olarak tanımlanır ve bu bilimler dini düşünceden ayrı tutularak devrin üniversite (medrese) eğitim müfredatı içinde sokulmazdı.

Dini düşüncenin üç ana yolu arasında da ciddi bir irtibat, bir alışveriş yoktu. Felsefe, Kelam ve Tasavvuf adeta düşman kardeşler durumunda birbirlerine neredeyse tamamen yüz çevirmişlerdi.

Gazali ile birlikte bu üç akımda en azından yüzlerini birbirlerine dönmek zorunda kaldı. Hiç değilse hangi koşullarda el sıkışabileceklerini öğrendi.

Gazali aklın yargıları ile inanç yargılarını ustalıkla ayırmış ve bilginin kesinliğini dogmatik tasallutun elinden kurtardığı gibi, dinin de aklın o zaman zaman küstahlığa varan şımarık yönünce ezilmesine izin vermemiştir.

Aşağıdaki açıklamaları, Felsefe Bilimi’nin kendi alanında kazandığı itibar ve otoriteye dayanmak suretiyle dini meselelerde öne sürdüğü dogmatik yargıların eleştirisi olarak okumak gerekir:

Mantık: Mantık ilminin olumlu-olumsuz anlamda dinle hiç bir ilişkisi yoktur. (İslam dünyasında bir hukuk nazariyatı kitabının girişine ilk kez bir mantık kısmı ekleyen kişi Gazali’dir. “Mantık bilmeyenin ilmine güvenilmez” sözü de ona aittir.)

Matematik: Matematik aslen aritmetik, geometri, astronomi bilimlerini içine alır ve dini meselelerle hiçbir ilgisi yoktur.

Fizik: Tıp ilmine karşı çıkmak dinin şartlarından olmadığı gibi, fizik ilmine karşı çıkmak da dinin şartlarından değildir.

Metafizik: Filozofların en çok yanıldıkları alan metafiziktir. Mantıki kanıtlamalarda öne sürdükleri şartlara bizzat kendileri bağlılık göstermemişler ve bu nedenle birçok konuda ihtilafa düşmüşlerdir.

Gazali’nin eleştirisi, esas itibarıyla, aklın alanıyla dinin alanını özenle ayırmak konusunda hassaslaşır. Ne din gelişigüzel bir surette bilimsel yargılara müdahale etmeli, ne de bilim dini yargılar alanına tecavüz etme hakkını kendinde görmelidir.

Onun bu yaklaşımı, kendisinden sonra İslam dünyasında evrim çapında değişikliklere yol açmış, sadece bilim ile din arasında değil; medrese ile tekke arasında da diyalog çabalarına güç katmıştır.

Gazali’den sonra ilk defa medreselerde Teorik Felsefe’ye (Hikmet-i Nazariyye) giriş olmak kabilinden Mantık ilmi okutulmuştur. (Gazali sonrası bilimsel literatür hâlâ kütüphanelerin tozlu raflarında, çoğu yazmalar halinde sevdalılarını bekliyor.)

Sözün özü Gazali, “dini düşüncenin” sadece “dini” tarafının değil, “düşünce” tarafının da hakkını vermiştir.

Bilgi açlığımız, gelecek kadar geçmişe de uzanırsa belki o zaman düşünce tarihinden yeni şeyler öğrenmeye başlayabiliriz.

Ömrünün Dönüm Noktaları

1058: Tus (Meşhed) Şehrinde doğdu.
1073: Medrese eğitimine başladı, Cürcan’da fıkıh öğrendi.
1080: Nişabur’da Cüveyni’nin öğrencisi oldu.
1085: Selçuklu veziri Nizamülmülk ile tanıştı.
1091: Bağdat’taki Nizamiye Medresine Müderris oldu.
1092: Nizamülmülk İsmaili ajanlarca Horosan’da öldürüldü.
1094: Mekasıd’ül Felasife’yi yayınladı.
1095–6: Görevinden ayrılarak Mekke, Medine ve Küdüs’e gitti.
1106: Nişabur Nizamiye Medresesi’nde tekrar ders vermeye başladı.
1109: Tus’ta adına medrese ve tekke yaptırdı.
1110: Baş eseri İhya’ül Ulum’ud Din’i tamamladı.
1111: Bine yakın eser bırakarak Tus’ta öldü.

---

NOT: Yukarıdaki resim İmam Gazali'nin temsili bir resmidir. (Meşhur Adamlar, Yedigün Matbaası, 1933)

*Bu yazı NTV Tarih Dergisi Mart Ayı Nüshasından, dergi yetkililerinden yazılı izin alınarak ve kaynak gösterilmek şartıyla iktibas edilmiş olup, makalenin yazarı Dücane Cündioğlu'dur. www.ntvtarih.com.tr


Anahtar Kelimeler: İslam Araştırmaları, İmam Gazali Hayatı ve Eserleri, imam gazali kimdir, İmam Gazali ve Bilim, İmam Gazali ve Din, İmam Gazali ve Felsefe, İmam Gazali ve İslam, İmam Gazalinin Eserleri, İmam Gazalinin Görüşleri, İmam Gazalinin Yaşamı, NTVTarih Yazıları

mutevaggil , 31/03/2010-16:52 Facebook'ta Paylas