Cübbeli Ahmet Hoca, Habertürk kanalında yayınlanan Teke Tek Adlı programa geçen gün yine katıldı. Zannedersem bu, onun bu programa üçüncü katılışı. Bu durumu kimi yadırgıyor, kimisi de "bunda ne var canım, istediğini yapar" diyor. Peki bu konuya nasıl yaklaşmalı? Cübbeli Ahmet Hoca'nın böylesi bir programda yer almasını ve konuşmasını nasıl yorumlamalı?

Evvela, şunu söyleyeyim; bu ülkede herkes demokrasinin izin verdiği hudutlar içinde istediğini yapabilir, Cübbeli Ahmet Hoca'nın da bu programa katılması haliyle kimseyi ırgalamaz, ırgalamamalı. Biz burada bunu tartışmayacağız zaten. Bu fiilden doğan ya da doğacak amelleri tartışacağız. Daha doğru tabirle, Cübbeli Ahmet Hoca'nın bu programa katılmasını ümmete etkileri perspektifinde değerlendireceğiz.

Fatih Altaylı, Habertürk, Teke Tek ne olduğu, çizgisi belli parametreler. Bunlardan hiç biri ümmete hitap etmiyor. O zaman akla şu soru geliyor hemen? Cübbeli Ahmet Hoca, ümmete hizmet veren kanallara niçin çıkmıyor da böyle bir tercih yapıyor. Bunun cevabı son derece basit: Davet gelmiyor. Evet, Ahmet Hoca kendi ifadesiyle "sakallı olduğumuz için bizi televizyona çıkarmazlar," demişti bir keresinde. Haklı görünüyor. Zira şu ana kadar islami kesim televizyonlarından hiç biri Ahmet Hoca'yı davet etmemiştir bildiğimiz kadarıyla.

Bunu hallettik. Yani hocamız, islam çizgisinde ilerleyen kanallardan davet alamadığı için böyle zorunlu bir tercih yapmıştır diyebiliriz. Bu durumda akla bir ikinci soru geliyor:

Böylesi bir kanaldan tebliğ ve irşad yapılabilir mi?

Bu soru bir önceki soruya oranla daha muhim kanaatimce. Hedef insanı, seyirci kitlesi belli bir kanaldan, bu izleyiciyi irşad etmek, onlara tebliğ etmek mümkün mü?

Bu konuda daha önce Nihat Hatipoğlu çok tartışıldı. Buna göre, tebliğ ve irşada daha çok önem verenler, Hatipoğlu'nun Star TV'de çıkmasını desteklediler. Hem öyle görülüyor ki Hatipoğlu bu kanal izleyicisini ciddi oranda etkiledi. Yani, bir bakıma irşad girişimi faydalı oldu.

Fakat Hatipoğlu ile Ahmet Hoca'nın uslubu çok farklı. Hatipoğlu hocamız (Allah kendisinden razı gelsin), daha bir "elementary level" takılıyor ve "beginner" tipi insan için anlatıyor anlatacağını. Yani pek hadis, ayet olmadan; daha çok lirik bir dille vaaz ediyor. Cübbeli hoca ise (Allah ondan da razı gelsin) kendi deyimiyle "kitabın ortasından" konuşan bir uslup takınıyor. İşte üçüncü soru da buradan doğuyor o vakit:

Bu kanal, bu denli ağır bir uslup için uygun mu? Ağır uslupdan kastımız, Hocanın ağır, argo vb... konuşması değil, ayet ve hadislerle yoğun olarak konuşması. Bu da bir dereceye kadar normal. Hatta normalden ziyade bir gerek, bir zorunluluk. Ama hocanın bunlarla yetinmemesi ve ictihadlara, rivayetlere vb... de yer vermesi. işi güçleştiriyor. Bu yaptığı elbette yanlış değil ( ehli sünnet islam uleması: ahkamda kitap sünnet icma kıyas metodolojisini kullanır), ama o programda bunlardan bahsetmesi izleyeci kitlesinin kafasının karışmasına neden olabilir mi?

Kısacası uslup "Yanlış değil" diyoruz ama "yeri" diyemiyoruz.

Üstüne üstlük program sunucusunun dinin popüler (!) konularına cevap alma arzusu, bunu yaparken de açıkça müstehzi ve küçümser mülahazalarda bulunması irşad ve tebliğin derecesini adamakıllı düşürüyor, diye düşünüyordum bugüne kadar. Ama Cübbeli Ahmet Hocanın, sunucunun bu alaycı tavırlarına sağduyulu yaklaşması ve alttan alması,  kalbi ısındırılacak insana daha samimi geliyormuş meğer. Bunu iş yerimdeki iki arkadaşın kendi arasındaki konuşmalarından anlıyorum. Adamın dediği şu: aslında Hoca, kendisiyle dalga geçen Fatih Altaylı ile dalga geçiyor.

Din bilgisi zayıf bu sıradan iş arkadaşımın diğer arkadaşıyla bu minval üzere konuşması ve Cübbeli AHmet Hoca'yı samimi bulması, onun esprili anlatımının hoşuna gitmesi sanırım Cübbeli Ahmed Hoca'nın tebliğ ve irşad amacına hizmet ettiğini az çok gösteriyor.

Yazıma gelecek tepkiler için söylüyorum, Hocamızın kendi tercihidir, zaten istihareye yatmış ve hayırlı çıkmış, biz bunu tartışmadık bu yazıda. Biz ümmet açısından getiri ve götürülerini tartışmayı amaçladık. Allah, kendisinden ve  de irşad ve tebliği hayat gayesi haline getirmiş diğer hocalarımızdan razı olsun...


Anahtar Kelimeler: Anlama Çabası, Cübbeli Ahmet Hoca Habertürk, Cübbeli Ahmet Hoca Teke Tek Programı, Cübbeli Ahmet Hoca Vaazları, Cübbeli Ahmet Hoca ve Fatih Altaylı, Cübbeli Ahmet Hoca vs Nihat Hatipoğlu, Cübbeli Ahmet Hocanın Televizyona Çıkması, Cübbeli Ahmet TV İrşad ve Tebliğ

mutevaggil , 16/12/2009-18:52 Facebook'ta Paylas