ehli sünnet vel cemaatBir okuyucumuz, İslamı daha iyi öğrenebilmek için birkaç web site ismi istedi. Biz de bildiğimiz ve yararlı olduğuna inandığımız kaynakları yazdık ve kendisine bir de uyarı yaptık. İslam kisvesi altında sapkın görüşler yayan kaynaklardan uzak durmasını söyledik. O da bize geri dönerek bu konuyu biraz açmamızı istedi.

Bunun üzerine, ehlisünnet konusu açıldı. Arkadaşımızı bu konuda uyardık. Bu yazıda o uyarıların listelenmiş halidir. Aşağıdaki düşünceler ehli sünnet vel cemaat akidesine uymaz. Dinini öğrenmek isteyen arkadaşlarımızın aşağıdaki fikirleri yayan kaynaklardan uzak durmasını tavsiye ederiz.

1.Sahabelerden bazılarına buğz:

Yine bazı fırkalar, Hz. Ebubekir, Hz.Ömer ve Hz. Osman gibi hulefa-i güzin başta olmak üzere Birkaç sahabeye buğz ederler. Hatta bazısı daha da ileri giderek Peygamber efendimizin (s.a.v) Hz. Ebubekir, Hz Ömer ve hz. Osmanın kafir (haşa) olduğuna dair sözleri olduğunu iddia ederler ve onlara muhabbet besleyenleri de kafir ilan ederler. İnsaf! Ehli sünnet bütün sahabeye saygı duyar. Özellikle dört büyük sahabe, ehli sünnette baş tacıdır. Buhari ve Müslümde geçen bir hadiste ashaba dil uzatmayın diye emir vardır.

2.Peygamber efendimizin sıradanlaştırılması:

Bazı fırkalar var ki Peygamber efendimizi sıradanlaştırmaktan sıkılmıyorlar. Tamam peygamber efendimiz de (s.a.v) nihayetinde bir insandı fakat o özel bir insandı. Diğer insanlardan farklıydı. Ne demiş şair:

muhammedün beşerun le kel beşer,
bel huve kel yakatun beynel hacer.

Bir devlet dairesine gidip bir şube müdürünü göreceğimiz zaman bile saygıdan önümüzü ilikliyoruz değilmi? O zaman peygamber efendimize saygı ve hürmette çok titiz davranmanın neresi kötü? Ehli sünnet Peygamber efendimize (s.a.v) gereken değeri verir, onu hakkıyla tanır, ona salat ve selam eder.

3.Sadece Kuran ile amel yanılgısı:

Bazı fırkalar var ki islam dinini Kuran-ı Kerimde yer alan hükümlerden ibaret telakki ediyorlar. Onlara göre bir konu hakkında kuranda bir hüküm varsa dinde de vardır, Kuran-ı Kerimde yoksa, dinde de yoktur. Yani Peygamber efendimizin Hadisi şeriflerini kesinlikle kabul etmezler. Halbuki ehli sünnet, Kuran-ı temel kaynak kabul etmekle beraber, ahkamı islamiye'de peygamber sünneti, icma ve kıyasdan da faydalanırlar. Kuran-Sünnet-İcma-Kıyas ahkamda kullanılan metodolojidir.

4.Hz Ayşe ye kötülük isnadı etmek:

Bazı fırkalar Peygamber efendimiz (s.a.v)'in mübarek eşleri Hz. Aişe (r.a.) anımızı iffetsizlikle suçalamaktadırlar. Onlara göre Hz Aişe kötü bir kadındı. Zina yapardı (haşa) ve insanların arasını açar, fitne fesat yayardı (haşa). Halbuki Hz. Aişe ifk hadisesi konusunda Kuran-ı Kerim'in de tasdikiyle masumdur ve ehli sünnete göre Hz. Aişe anamız büyük müfessirlerden sayılmaktadır.

5.Namaza gereken değeri vermemek:

Bunlar, belki namazı iyi kötü kılarlar ama namaza hak ettiği değeri vermezler. Bazen eksik kılarlar, bazen yanlış kılarlar. Bilmezler ki kıldıkları bu namaz bir paçavra gibi yüzlerine atılacak. Ehli sünnet dışı bazı görüşler, namazı olsa da olur olmasa da olur diye görürler. Namazı önemsememelerinin en önemli dayanağı ise o meşhur tartışma: Kuran'da geçen salat kelimesi namaz değil dua demek olabilirmiş!!!

6.İslam bilginlerini önemsememek:

Ehli-i sünnet dışı insanların bir diğer hatası da önceki islam alimlerini önsememek ve yazdıkları onlarca eseri çağdışıkla yaftalamak. Onlara göre bu çağın ilahıyatçıları dini bize anlatmada yeterlidir. Bin yıl önceki alimin bilgisine ihtiyacımız yok. Bu da çok saçmadır. Bin yıl önce yazılan islam kitaplarında, bugün bile yapılamayan araştırmalar, bilgiler, tespitler yer alıyor. Zaten senin çağdaş aliminde eserlerini yazarken onlardan yararlanıyor, rahat ol.

7.Tasavvuf:

Ehli sünnet icması genelde tasavvufu islami sınırlar içinde bulur. Zaten çoğu ehli sünnet alimi aynı zamanda birer tasavvuf ehlidir de. Tasavvufla alakalı Hiçbir şey bilmeyebilirsin, ama nerede tasavvufun islamda yeri olmadığı, hatta şirk olduğu, günah olduğu vb.. geçse anla ki orası ya da o kişi yüzde doksan beş ehli sünnet değildir.

8. Hz Ali (r.a) nin aşırı yüzeltilmesi:

Bazı islam mezhepleri, Peygamber efendimiz'in (s.a.v), damadı ve amcaoğlu Hz. Ali'yi diğer hulefa-i raşidinden evla tutuyorlar. Hatta ve hatta Hz. Ali (r.a.)'yi peygamber efendimizden üstün tutanlar var hatta sıkı durun belki inanmayacaksınız Hz Ali (r.a.)'ye ilahlık isnad eden sözüm ona mezhepler bile var. Bunu kafadan atmıyorum, bir kitapta okudum. Kaynakları aşağı yazacağım.

9.Amentü’deki altı esasa inanmak:

Amentu duasında geçen esasların hepsine inanmak. Bugün bazı zumreler Allah'ın kötülük yaratmaya muktedir olmadığını söylemektedirler. Bu felsefik bir görüş olduğundan burada fazla yazmayacağım. Yalnız, amentü'deki hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanmak bir ehli sünnet görevidir. Aynı şekilde kaza ve kader de haktır ve Allah'tandır.

10. Kıyamet alametlerine inanmak:

Kıyamet alametlerinden olan Deccal, Dabbet-ül-arz, Hazret-i Mehdi’nin geleceğine, Hazret-i İsa’nın gökten ineceğine, güneşin batıdan doğacağına ve bildirilen diğer kıyamet alametlerine inanmak da ehli sünnet vel cemaatin ilkelerinden biridir. Bu alametler genelde hadis kaynaklarında geçtiği için ehli sünnet dışı insanlar bunlara inanmak istemez. İster inan, ister inanma!

Daha bir çok ehli sünnet dışı görüş var ama ben yazı uzamasın diye en önemli gördüklerimi paylaştım. Bu yazının genelini, her hangi bir yere bakmadan kafamdan yazdım. Fakat bilgilerimin kaynaklarını size vereceğim. Bu yukarıda bahsedilen olayları ve çok daha fazlasını aşağıdaki iki kaynaktan rahatlıkla bulabilirsiniz:

1.Dinler ve Mezhepler Tarihi, Şehristani

2.İslam Düşüncesinde Din-Felsefe-Vahiy İlişkisi, Ali Bulaç

Anahtar Kelimeler: İslam Araştırmaları, Dört Büyük Sahabe, Ehli Sünnet Kavramı Nedir, Ehli Sünnet Nedir, Ehli Sünnet vel Cemaat Hakkında Bilgi, Ehli Sünnet vel Cemaat Nedir, Ehli Sünnetin Özellikleri Nelerdir, Fırkayı Naciye Nedir, Peygamber Efendimizin Özellikleri, Sapık Mezhepler Nelerdir

mutevaggil , 13/02/2010-08:05 Facebook'ta Paylas