Geçen sene, ilk filmi Beyaz Melek ile yaşlı insanların sorunlarına eğilen Mahsun Kırmızıgül Güneşi Gördüm filmi ile doğu insanının bütün problemlerine, bu problemlerin hepsini doğulu bir ailede toplayarak değinmeyi denemiş. Yaşlı hikâyeleri derlemeleri olan beyaz Melek’ten sonra bu kez, doğu insanı hikâyeleri derlemeleri izliyoruz yani.

gunesi gordum filmi

Görsel açıdan müthiş sahnelerle başlayan film, yerini erkek adamın erkek oğlu olur kültüne hicivsel bir yaklaşıma bırakıyor. Burada doğu insanın normal halleri ve günlük konuşmaları biz şehirli insanlara komik geliyor ve salonda kıkırdamalar başlıyor. Tabi bu gülüşmelerde hiciv ve mizahın etkisi de yok değil. Görsel sahneler ve hiciv-mizah karışımı sahnelerden sonra asıl sorunumuz boy göstermeye başlıyor. Teröristler ve askerlerden oluşan iki ateş arasında kalmış ve terkedilmiş (tahliye edilmiş) bir köyün son temsilcilerinin hayat mücadelesi ve onların nezdinde doğunun genel problemleri filmin konusunu oluşturuyor. Temamız ise mahzunun önceleri bir türküsünde söylediği gibi: Hepimiz kardeşiz, bu öfke ne diye? (Ki haklı ve bu yüzden kritiğimizin başlığı bu oldu)Devamını Oku »