13 yy. başlarında Moğol hükümdarı Cengiz Han'ın öncülüğünü yaptığı Moğol İstila Hareketlerinden en çok etkilenen coğrafya hiç şüphesiz İslam dünyası olmuştur. Üstelik etkilenen sadece coğrafyası değil İslam’ın ilim ve kültür dünyasıdır.

Cengiz Han bir şekilde Moğol boylarını birleştirip egemenlik altına aldıktan sonra bir açılıma karar vermişti. Bu açılım beynelmilel bir açılımdı. Çünkü Cengiz kendisini seçilmiş bir hükümdar milletini de seçilmiş millet telakki ediyordu. Bu İlk bakışta ırkçı bir mefkûre gibi gözükse de aslında ilk etapta böyle değildi. Bu seçilmişlik diğer ırklardan üstün olma hayali değil ama ırkının dünyaya yönetime layık olma hayaliydi. Dolayısıyla şunu rahatlıkla ifade edebiliriz ki Cengiz’in, kendine göre politikası ırkçılıktan ziyade dünyayı yönetme hevesidir.

İstila hareketlerinin faşist bir mefkûreye hizmet etmediğini Cengiz Han’ın ordusunu oluşturan bireylerden anlayabiliyoruz. Birçok millet ve devletten insanları Cengiz bağrına basıyor ve itibar veriyor. Üstelik Cengiz’in yayılmacı politikasının din ve milletlerle alakalı olmadığının bir kanıtı da hem İslam dünyasına hem de Çin dünyasına yönelmesidir.Devamını Oku »