foucault pendulum

Umberto Eco ismini daha önce hiç duymamıştım. Ta ki sevdiğim üslupta romanlar yazdığını öğreninceye kadar. Ortaçağ tarihini genel kültürle harmanlayarak yazdığı romanları olduğunu öğrenince hemen bir araştırma yaptım.

İlk önce hangi kitabını okumalıydım? Epey bir incelemeden sonra Gülün Adı ve Foucault Sarkacı adlı kitapların ününü öğrendim. Soluğu sahaflarda alıp "Foucault Sarkacı" romanını aldım. Okuduğum ilk 70 sayfadan hiç bir şey anlamadığım için kitabı okumayı erteledim. Bir hafta kitaplığımda öylece durdu. O sıralarda “Ölmeden önce okunması gereken 1000 kitap” adlı bir kataloga rast geldim. Bu katalogda sarkaç’ta vardı ve ben daha ölmemiştim. Ama her an ölebilme ihtimalim olduğundan soluk soluğa eve dönüp kitaba yapıştım, ölmeden önce bu kitabı okumalıydım.

Bu sefer dişimi sıkarak okumaya başladım. İkinci defa okuduğum yerler biraz daha anlaşılır geldi ama sonra işler yine karıştı. Anladığım kadarıyla Kitap, gizli ilimlerin ve gizli derneklerin bir tarihi. Kabala ve tapınak şövalyeleri tabirleri anahtar kelimelerimiz. Yine anladığım kadarıyla Casaubon adlı bir adam Tapınakçılarla ilgili bir doktora tezi hazırlarken Jacopo Belbo ve Diotallevi adında iki uçuk kaçık adamla tanışır. Bu ikisi de gizli ilimlere meraklıdır. Bir yayınevleri vardır. Aralarına casaubon’u da alarak Tapınakçıların olmayan tarihini uydururlar. Buna göre tapınakçıların kökü kazınmamış, aksine yeraltında gizlice yaşayarak günümüze kadar gelebilmişlerdir.

Eğer doğru anladıysam bu üçlü, tapınakçılara bir de Plan yakıştırırlar. Güya tapınakçıların çok büyük bir plan hazırlığı içinde olduğunu uydururlar. Günler böyle geçerken Belbo ortadan kayboluverir. Onu tapınakçılar mı kaçırmıştır? Plan gerçek midir? Özeti anladığım kadarıyla bu. Ama Umberto Eco zaten zor olan metini takip etmek yetmiyormuş gibi, bir de olayları zaman sırasıyla değil, karışık olarak anlatıyor. Bu da takibi epeyce zorlaştırıyor. Kitap Eco’nun genel kültür şovuyla sürüyor, zaten belki de kitaptan tek kazancım bu oldu. Ama bu kitabı ileride tekrar okumayı istiyorum. Emek verilmiş bir kitap olduğu açık.

Gelelim çeviriye. Kitabın Çevirmeni Şadan Karadeniz genel manada iyi iş çıkarmış. Notları ve dipnotlarıyla çileli bir çeviri süreci yaşadığı belli. Ama öz Türkçe kullanma takıntısı nedeniyle bazı yerlerde kelimeler sırıtıyor. Duyumsamak (hissetmek), çağrılı (davetli), devinim (hareket), devşirim(permutasyon), katışım(kombinasyon), dışalım-dışsatım (ithalat-ihracat) gibi kelimeler roman boyu göz tırmalıyor.

ANAHTAR KELİMELER: Foucault Sarkacı özeti,Foucault Sarkacı kitap,Foucault Sarkacı, Umberto Eco, Şadan Karadeniz, tapınakçılar, kabala nedir, tapınak şovalyeleri nedir.

Anahtar Kelimeler: Kitap, foucault sarkacı konusu, foucault sarkacı nedir, foucault sarkacı özet

mustasim billah , 12/05/2008-20:05 Facebook'ta Paylas