Tüyap Kitap fuarının cereyan ettiği şu günlerde güzel bir kityap haberi gördüm gazetede. Sizlerle Paylaşmak isterim: 'Gök Biliminde Türk-İslam Bilginleri' isimli kitap meraklılarına, Doğu'nun altın bilim çağının bütün detaylarını sunuyor. Kitapta, Türk ve İslam gök bilginlerinin kurdukları gözlem evlerinde günümüzün uzay çalışmalarının ilk adımlarını nasıl attıklarını görebilirsiniz. İşte size, hazırlanışı 2 yıl süren Prof. Dr. Vural Altın ve Dr. Necmi Day-day'ın kitabından birkaç örnek.

El Ceziri: Filli Su Saati

El Ceziri'nin en tanınan icadı 'Filli Su Saati. Elektrik henüz bulunmadığı için El Ceziri kesintisiz bir enerji kaynağı olarak suyu tercih eder. Suyu hem enerji kaynağı hem de ölçü birimi olarak kullanır. Filli su saatinde, saat bir filin üzerine yerleştirilmiştir. Bir mekanik harikası olan saatteki bütün parçalar hareket ettiğinde yarım saatin geçmiş olduğu anlaşılır. Ceziri'nin yaptığı bazı makine parçalarının kendisinden uzun yıllar sonra yaşayan Giovanni De Dondi ve Leonardo da Vinci'nin buluşlarında rastlanır. Ünlü bilim tarihçisi G. Sarton bu buluş hakkında şu sözleri söylemiş: "Bu eser, türünün en seçkin örneği olup, Müslümanların başarısının tepe noktası olduğu düşünülebilir.

Zarkali: Gezegenlerin tüm hareketleri ekvatoryumda toplandı

Ay'ın ve Güneş'in geçmiş ve gelecekteki boylamlarını, konumlarını hesaplamak astronominin temelini oluşturuyor. Bu hesaplamaları doğru yapmak için bilim adamları uzun yıllar çalışmış. Ancak Ebu İshak İbrahim el-Zarkali ekvatoryumu keşfederek gök bilimindeki bütün unsurları tek bir buluşta toplamış.

Fergani: Güneş kendi etrafında dönüyor

Fergani, Dünya'nın ve gezegenlerin büyüklükleriyle ilgili çalışmalar yapmış. Güneş'in bir yörüngesi bulunduğunu ve kendi etrafında batıdan doğuya doğru döndüğünü ilk kez o bulmuş. 40 sene süren çalışmaları sonucunda da enlemler arasındaki mesafeyi ilk o hesaplamış. Fergani'nin astronomiye bir diğer katkısı ise Güneş tutulmasını belirlemek için keşfettiği yöntem. Onun hesaplamaları sayesinde bugün Güneş tutulmalarının tarihleri biliniyor.

İbn-i Sina: Venüs, Güneş'in önünde bir ben gibi duruyor

İbn-i Sina, Ve-nüs'ün güneşin önünden geçişini yüzyıllar önce hesaplamış ve 'Venüs, Güneş'in önünde bir ben gibi duruyor' demiş. İbn-i Sina bu hesaplamasıyla Avrupa'da gökbilimcilerden çok önce gezegenleri Güneş'e yakınlıklarına göre sıralamış. Biz ise, İbn-i Sina'nın tasvirlediği bu başarısını uzay fotoğraflarıyla görebilme imkanını bulduk.

Ebu'l-Vefa: Trigonometri artık zor değil

Ebu'l-Vefa, matematik ve astronomi alanında sayısız çalışma yapmış. Küresel trigonometride sinüs konusunu inceleyen bilgin, tanjantı bularak trigonometriyle ilgili karışıklıkları gidermiş. Trigonometriye tanjant, kotanjat, sekant kavramlarını da kazandırmış. Onun matematiğe kazandırdığı bu yenilikler, Avrupa'da ancak 500 yıl kadar sonra Alman bilgini Johann Müller (1436-1476) tarafından ilk defa ortaya atılabildi. Sekant'ın kaşifi olarak Kopernik anılsa da, ünlü bilim tarihçilerinden Morite Candon ve Carra da Vaux'un araştırmaları, bu buluşun Ebu'l-Vefa'ya ait olduğunu ispatlıyor.

ZAMAN


Anahtar Kelimeler: Kitap, Astronomi İcatları, İslam Dünyasında Bilim ve Teknik, İslamda Astroloji, İslamda Astronomi, İslamda Gökyüzü, Türk-İslam Alimleri, Türk-İslam Bilginleri, Türk-İslam Sentezinde Bilim, Türl-İslam Mucitleri

mutevaggil , 29/10/2010-12:12 Facebook'ta Paylas