hz ömerÇok sıkıntılı bir zaman dilimiydi, Müslümanlar kendi aralarında çeşitli gruplara ayrılmıştı, ümmet bölünmek üzereydi. Her yerde tam bir kaos yaşanıyordu. Sokaklarda rahat rahat gezilemiyor, Beytullah isyancılar tarafından yakılıyordu. Malesef soyum olan Emeviler eğlenceye dalmış, halkı unutmuş alimler ise hapisenelerde çürümekteydi. işte böyle bir dönemde halifelik nasip oldu bana. Ben Ömer bin Abdulaziz'e.

Allah'ın izniyle halifelik yaptığım iki sene içersinde toplumu biraz olsun toparladım, adaleti iskan ettim. Halkın duasını almaya muvaffak oldum. Ne büyük mutluluk ki hulefa-i raşidinden sonra en büyük halife telakki edildim, beşinci halife oldum. Ölümümden sonra Dedem Hz. Ömer'e benzetilmem, "İkinci Ömer" diye çağrılmam Allah rızası yolunda çalıştığımın en büyük göstergesidir.

63. hicri yılda Şam'da doğmuşum. Anne tarafından Ömer bin Hattab'ın büyük torunuyum. Gençliğimde ziyandaydım aslında, kokular sürer salına salına yürür, sağa sola caka satardım. Ama Allaha şükür başıma gelen bir olay beni kendime getirdi:

Bir gün, köleme yaptığı bir işten ötürü çok sinirlenmiştim, onu dövmek için adım attım. Kölem çok korktu ve şöyle haykırdı:

"Sabahı kıyamet olacak geceyi hatırla!"

Bu sözden sonra kendime geldim ve yavaş yavaş kendimi düzelttim. Bunda medine'de ilim tahsil etmemin de etkisi büyüktü. babam beni valisi olduğu Mısır'a götürmek isteyince kabul etmedim ve Medine'de ilim tahsil etmeye başladım.

Medine’de kaldıgım dönemde kendimi o derece ilme vermistim ki, Meymun b. Mihran hakkımda “Âlimler onun yanında ancak talebe olabilirlerdi” demiş. Açıkçası “Medine’den çıkarken benden âlimi yoktu. Fakat Sam’a gelince hepsini unuttum.

H.87 yılında yirmi beş yaşında amcam oğlu Velid beni Medine Valisi olarak atadı. İlk işim fakihlerden oluşan bir konsey kurdum ve memurlardan hak yiyenleri tespit etmesini istedim. Kısa zamanda Medine halkı beni çok sevdi. Bir sene sonra Mescidi nebevi etrafındaki yerleri satın aldım ve buraları mescide katarak Mescid-i Nebevi'yi genişlettim.

Çok hayırlı işler yapmaya çalışsam da H.93 yılında Irak Valisi Haccac bin Zalim'in şikayetiyle valilikten azledildim. Şikayet sebebi ise Haccac'ın zulmünden kaçan gariban ırak halkına Medine'de kucak açmamdı. Göz yaşları içinde Medine'den ayrılarak merkeze çekildim.

Amcamoğlu Velid H.97 yılında vefat edince onun kardeşi Süleyman halife oldu, üç sene içinde de ben onu veziri oldum. Süleyman genç yaşta vefat edince halife ben oldum. Açıkçası buna gönüllü değildim, çünkü büyük sorumluluk gerektiren bir işti. Ama Süleyman beni kendisine ölmezden halife ilan etmişti bile, benden sonra da oğlu yezid'in halifeliğini peşinen ilan etmiş.

halife olunca, halifeliğin özel mallarını sattırıp beytulmala eklettim. Elimde bir tek  binek olarak katır kalmıştı. hazineden kendim ve ailem için hiç bir şey harcamadım. Böyle bir davranışı daha önce görmeyen halk beni takdir etmeye başladı. medine'de olduğu gibi, Şam'da da hemen ileri gelen alimlerden bir komisyon kurup onlardan konsultasyon almayı ihmal etmedim.

Kuzey afrika ve Mısır valisini halka kötü davrandıkları için hemen azlettim. Hazine ödemelerinde öyle adaletli bir dağıtım yaptım ki sülalem olan Emeviler bundan rahatsız oldu. O kadar adaletli davranıyordum ki Emeviler, dedem Ömer'in kızını aldıklarına şaka yollu da olsa pişman olmuşlardı.

Bugün cuma hutbelerinde okuduğunuz ayeti kerime (nahl,90) geleneğini de ben başlattım. Hani şu ayet:

“Süphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder, hayâsızlıgı, fenalık ve azgınlıgı da yasaklar. O, düsünüp tutasınız diye size ögüt veriyor”.

Benden önceki emevi imamları hutbeden sonra hz Ali hakkında olumsuz şeyler okurlardı ben de bu ayeti okuyarak o geleneği yıktım ve daha güzel bir gelenek koymuş oldum.

Diğer emeviler gibi hz Ali'nin ailesine kesinlikle düşman değildim. hatta kendi ailemden çok Hz Ali'nin ailesine muhabbet beslerdim.

Sözü uzatmayayım müslüman, her zaman adaletli davrandım. Şimdi mutlu ve huzurluyum, sizden yöneticelere tavsiyem hüküm verecekleri zaman adaletle hüküm versinler. Halka eşit davransınlar. Unutmayın, dünya kimseye kalmayacak...

benden sonra dünyay gelmiş, büyük imam İmam Şafi hakkımda "hulefa i raşidin beştir, beşincisi Ömer bin Abdulaziz'dir," demiş. Böyle anılmaktan daha büyük bahtiyarlık olur mu?




Anahtar Kelimeler: İslam Araştırmaları, Beşinci Halife Kimdir, Büyük Halifeler Kimlerdir, Halifelerin Hayatları, Hulefa-i Raşidin Kimdir, Ömer Bin Abdulaziz Hayatı ve Eserleri, Ömer Bin Abdulaziz Kimdir

mutevaggil , 08/12/2009-18:05 Facebook'ta Paylas