İlk ropörtajımızın ardından kendimize şöyle  bir öz eleştiri yöneltelim ve olabildiği kadar objektif olup röportaj işindeki geleceğimizi tarştışalım dedik. Daha önce kimseyle roportaj kisvesi altında konuşmamıştım. MedineWeb Sitesinin kurucusu Muhsin Bey'le MSN üzerinden yaptığım konuşma, ilk ropörtajım oldu.

Benden bir Nuriye Akman, Bir Ayşe Arman çıkmayacağını biliyorum. (Çıkmasın zaten. Özellikle de Ayşe Arman hiç çıkmasın :)) Fakat şunu söyleyeyim, kendi adıma iyi geçti. Çoğu sorumu daha önceden hazırlamıştım. Konuşmanın akışına ve verilen cevaplara göre değişik sorular sorulması gerektiğini de biliyordum. Böylece muhattabımın hazır sorularıma verdiği cevapları iyi okuyup onların içersinden sorular çıkarmaya çalıştım ve soruları kendisine yönelttim. Böylece roportaj bir sohbet havasında geçti. Aksi taktirde hazır soruları sorup roportajı bitirmek yazılı bir sınav yapmak gibi olurdu.

Sözün özü, bence iyiydi. Fakat belki biraz uzadı. Aslında uzamadı ama bir websitesinde yayınlamak için fazla uzun oldu. Sanal alemde uzun yazılar okunmuyor. Sadeleştirmeye de kıyamadım. Bundan sonra roportajı daha kısa tutmaya çalışacağım. Bu ilk roportajımda Muhsin Bey'le medineweb hakkında gereğinden fazla konuşmuş olabiliriz. Bunun yerine daha çok gündemden, sanattan, kültürden, dünya halinden konuşabilirdik. Sohbetlerimizi pek fazla başarı hikayelerine dönüştürmeden muhatabımın fikir ve düşüncelerine yoğunlaştırmam gerektiğini düşünüyorum. Roportajın başlığını da merak uyandıran bir cümle seçmem de gözden kaçmasın.

En azından, “ıssız bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız üç şey nedir” ya da “kendinizi biraz tanıtır mısınız” gibi sıradan sorular sormadım :)). roportaj işini sevdim. Devam edeceğim inşallah. Bundan sonraki roportajımı www.sinemasinemadir.com adlı sinema portalının kurucusu ve “Bu ne biçim cumartesi” adlı hikaye kitabının yazarı Suat Köçer Bey'le yapmak istiyorum.

Anahtar Kelimeler: Entellektüelite, unlu internet siteleri roportajı

mustasim billah , 22/01/2009-19:08 Facebook'ta Paylas