Bugün sizlerle bir yüksek lisans tezinde okuduğum bir pasajı paylaşmak istedim: Sahîh-i Buhâri, İslam kültürünün, Kur'ân-ı Kerim'den sonra en güvenilir ve en sahîh kitabı; İslam alimlerine göre, sırf sahih hadisleri bir araya toplamak için yazılmış sahih hadis eseridir. İmam Muhammed b. İsmail el-Buhârî'nin Sahihine verdiği tam isim "El-Camiu's-Sahîh Müsnedu’l-Muhtasar min Umûri Rasulillah (s.a.s) ve Eyyâmihi"dir. İmam Buhârî küçük yaştan itibaren hadisle meşgul olmaya başlamıştır.

Henüz on altı yaşında iken Abdullah b. Mübarek ve Veki b. Cerrâh'ın kitaplarını ezberlemiş; daha sonraları hadis toplamak için ülkeler dolaşmıştır. Suriye, Cezire, Basra, Kufe, Hicaz gibi o günün belli başlı ilim merkezlerini gezmiş ve oralardaki üstadlardan hadis tahsil etmiştir.İmam Buharî bu eserini hocası İshak b. Râhüye'nin "Rasûlüllah'ın sahih hadislerini muhtasar bir kitapta toplasanız" diye temennide bulunması üzerine tasnif etmiştir. 13 Buhârî'nin bu kitabı, kendi zamanına kadar telif edilen ve zamanından sonra da telif edilecek olan bütün hadis kitapları arasında birinci dereceyi almış ve İslâm alimleri arasında en sahih hadis kitabı olarak kabul edilmiştir. Hiç kimse bir başka hadis kitabının Buhârî'nin kitabından daha sahih olduğunu ileri sürmemiştir. İmam Buharî sahih oluşuna hükmedilen bütün hadisleri bu kitabına almış değildir. O sadece sahih hadisler arasından kendi şartlarına uyanları seçmiş ve kitabına koymuştur. Zira Buhârî'nin Sahîhi’nin dışında bulunan pek çok hadisin sahih oluşunu kendisi ifade etmiştir.

Buhârî, bab başlıklarını çoğu zaman ayet-i kerimelerden, bazen hadislerden iktibaslarla ve bazen de serbest şekilde fakat fıkhî bir anlam taşıyacak tarzda seçtiği ibârelerle tanzim etmiştir. Bu yüzden "Buharî'nin fıkhî görüşleri bab başlıklarındadır" sözü meşhur olmuştur. Buhârî gerek bab başlıklarının seçiminde, gerek o başlıklar altında zikrettiği hadislerde, konuların kesin hükme bağlanmış olup olmadığına, o konuda kendisine ulaşmış sahih bir hadisin bulunup bulunmadığına işaret etmiş olmaktadır. Buhârî, aynı hadisi, aynı hadisin çeşitli rivayetlerini bir yerde toplamak yerine, ilgili oldukları yerlerde tekrar etmek suretiyle bir hadisten birden fazla hüküm ve pratik sonuçlar çıkarılabileceğini göstermiştir.

Buharî'nin bir hadisi, Sahih'in onüç yerinde tekrarladığı olmuştur İmam Buhârî yaptığı bu tekrarlarda her defasında da başka başka hocalarından rivayet ettiği farklı sened ve metinleri verir. Böylece hem hadisi kuvvetlendirir, hem de lafız farklılıkları dolayısıyla başka başka hükümlerin elde edilmesini sağlar.

Buhârî'nin kendilerinden hadis nakletmekte tek kaldığı ravilerin sayısı dörtyüzotuz kadar olup, bunlardan yalnız seksen tanesi za'f yönünden tenkid edilmiştir. Müslim'in kendilerinden hadis almakla tek kaldığı ravilerin sayısı ise altıyüzyirmiyi bulur ve bunlar arasında tenkide uğrayanlar yüzatmış kişidir. Şüphesiz, tenkide uğramayan kimselerden hadis rivâyet etmek tenkide uğrayan kimselerden rivayet etmekten daha iyidir. Hiç olmazsa, tenkide uğrayanlardan daha az hadis alınması tercih sebeplerinden biri olur.

Buhârî'nin tenkit olunan kimselerden rivayetle tek kaldığı ravilerin çoğu, kendileriyle karşılaştığı, onlarla birarada bulunduğu hallerini yakından tanıdığı, hadislerine muttali olduğu ve sah olanlarını bildiği kendi hocalarıdır. Buhârî'nin sıhhat için ortaya koyduğu şartlar, daha kuvvetli ve daha şiddetlidir. Buhârî hadislerini genellikle hıfz ve itkan yönünden birinci tabakada yer alan râvilerden muttasıl olarak, almıştır.

---

* yazının kaynağı:

HANEFÎ FIKIHÇILARININ BUHÂRÎ’DEN ALMADIKLARI AHKÂM HADİSLERİ, Cafer YILMAZ, Cumhuriyet Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü. Y.Lisans Tezi


Anahtar Kelimeler: İslam Araştırmaları, Buhari, Buhari Hadis Kitabı, Buhari Hayatı ve Eserleri, Buhari Kimdir, Buhari Nedir, Buhari Tam Adı, l-Camiu's-Sahîh Müsnedu’l-Muhtasar min Umûri Rasulillah, Sahih Hadis Kitapları, Sahih Hadisler, Sahih Hadisler Kitabı, Sahihi Buhari Nedir

mutevaggil , 14/12/2011-19:43 Facebook'ta Paylas