idamİslam, barış ve esenlik dinidir, "terrorizng" olayını kesinlikle onaylamaz. Bu yöntemi, yani haksızca can almayı, birinin canına kastetmeyi, insanları korkutmayı, yıldırmayı, amiyane tabirle illallah dedirtmeyi, kabadayılığı, külhanbeyliğini dinimiz çeşitli ayetler ve hadisler ile yasaklamaktadır. Fakat gerek müslümanların birbirini yanlış anlamasından kaynaklanan, gerek siyasi sebepler ve çıkar ilişkisi, gerekse ümmet dışı mihrakların gayretli oyunları neticesinde islam tarihinde onlarca cinayet vakası vuku bulmuştur.

Yukarıda saydığımız sebeplerden ötürü bir çok değerli müslüman, tarih boyunca çeşitli sebeplerden ötürü katledilerek şehit olmuştur. İşte bu kez de listemizde cinayete kurban giderek şehadet şerbetini içmiş on islami karakteri inceleyeceğiz.

Fakat bunu yaparken Hz. Ömer (r.a), Hz. Osman (r.a.), Hz. Ali (r.a.), Hz. Hüseyin (r.a.), Zeynelabidin (r.a.) gibi sahabe ve tabiinden şehit edilenleri listemiz dışında tuttuk. Aksi halde lisetmiz epey uzayacaktı. Aşağıdaki liste genelde sistem kurbanı olmuş ama sistemin adamı olmamış kimselerden oluşmaktadır.

Allah, cinayete kurban giden bütün şehitleri rahmetine gark etsin, faillerini de bildiği gibi yapsın diye dua ederek listemize geçelim:

1.Kabil'in öz kardeşi Habil'i Öldürmesi

 

Kuran-ı Kerim'de bildirildiğine göre ilk insan ve peygamber Hz. Ademin bir zamanlar iki erkek evladı vardı. Bu evlatlardan Kabil adındaki son derece haset ve kötücül, Habil adındaki ise adaletli ve yumuşak huyluydu. Kabil, Habil'i sürekli kıskanıyordu. Çeşitli sebeplerden dolayı (kurban meselesi, evlilik olayı vb...) içinde büyüttüğü kini bir dışa vurmuş ve kardeşi Habil'in başına taş vurarak onu katletmişti. İslam Tarihi, Adem peygamber ile başladığına göre bu katl, islam tarihinin ilk cinayeti sayılabilir. Yer yüzüne dökülen ilk kan Habil'in kanıdır. Allah, sonradan pişman olan Kabil'e bir karga vasıtasıyla cesedi ne yapması gerektiğini gösterir (Kuranı Kerim, 5/27-31).

2.Habib-i Neccar'ın hemşehrilerince öldürülmesi:

Kuran- Kerim'de Yasin suresinde bahsi geçen ve halkına, kendilerine gelen üç peygambere inanmalarını tavsiye eden kişi (Tefsirlerde bu halk antakya ve o kişi de Habib-i Neccar diye geçmektedir.) sırf kendilerini imana davet etti diye halkı tarafından katledilmiştir. Varolan tağuti siteme bir tehdit olarak gördükleri kendi halindeki Marangozun, hemşehrilerinin kendisine yaptıkları muameleye cevabı öbür dünyadan şu olmuştur: Keşke hemşehrilerim bilseydi, Rabbimin beni nasıl mükafatlandırdığını ve ağırlananlardan kıldığını. (Kuran, 36/ 26-27)

3. İmam Azam Ebu Hanife'nin idamı (767,Bağdat):

Ehli sünnet itikadının ve Nebevi siyasetin yılmaz temsilci İmam-ı Azam EBu hanife (r.a.), gerçek adıyla Numan Bin Sabit, Ömrü boyunca islama her türlü hizmeti yampada gayretkeş olmuştur. Hanefi ekolunün isim babası bu mübarek zat fıkhın da babası sayılır. Yozlaşmaya yüz tutmuş ve gittikçe islamdan uzaklakşmış zamanın abbasi yönetiminin yaptıklarını eleştirilmesi ve bunlara cevaz vermemesi nedeniyle halife Ebu Cafer El Mansur tarafından hapse attırılan Ebu hanife'ye hapiste çeşitli işkenceler yapılmış ve gizlice zehirlenerek şehit edilmiştir. Bozun düzenin baş kadısı olup keyfine bakmak yerine (ki halife onu yanına çekebilmek ve susturmak için kendisine baş kadı olmasını buyuruyordu) davasından zerre ödün vermeden sağlam duruşunu bozmayan bu mübarek insana binlerce selam olsun.

4. Hallacı Mansur'un idam edilmesi (922,Bağdat):

Tam adı Ebu el-Muğiz el-Hüseyn ibn Mansur el-Hallac olan tasavvuf ehli bu zat, tasavvufi bir durumdan ötürü kendisinden peyda olurveren ve çevresince belki de kasıtlı olarak yanlış anlaşılan iki kelime yüzünden idam edilerek şehit olmuştur. Kelimeler ise ene'l hakk (ben hakk'ım). Burada bu kelimelerin kastının ne olduğu ya da tasavvufda ne manada kullanıldığını tartışmayacağız tabi. Tek söyleyeceğimiz Mansur'un hunharca el ve ayakları kesilerek darağcına asılmasının nasıl bir mantıklı açıklaması olabileceği sorusunu yöneltmek. Sanırım bu sorun, abbasi devletinin ne kadar yozlaştığının en büyük göstergelerinden biridir. Maalesef her sistemde cinayette dolaylı yoldan payı olan zamanın Kadısı Ebu Yusuf ve veziri Ali bin Îsâ gibi anlamsız şahsiyetler mevcudiyetlerini koruyorlar.

5. İbn Fevrek'in gizemli ölümü (1015,Nişabur):

Asıl adı Muhammed’dir. İbn Fevrek veya İbn Fûrek lakabıyla anılmakta, ikincisi daha çok kullanılmaktadır. Ömrünün önemli bir kısmını ilimle uğraşmak ve talebe yetiştirmekle geçirmiştir. Ehli Sünnet itikadını başarı ile savunmuş ve ilmi müzakerelerde vukufiyetini kabul ettirmiştir. Meyve veren ağaç taşlanır misali, bir çok haksız iftira ve isnad ile muhatap olmak zorunda kalmış fakat her seferinde devletten ilmi başarısıyla yakasını kurtarmıştır. Devlete yaptıramadıkları katli bu kez belli bir zümrenin adamları fırsat kollamışlar ve bir yolculuk esnasında zehirleyerek bu alimin de icabına bakmışlardır. İbn Fevrek; tefsir, fıkıh, fıkıh usulu, kelam, tasavvuf, nahiv ve tabakat gibi ilimlerle ilgilenirdi. Ve Şafi-i Sani (yani İmam Şafiyle nisbetle ikinci Şafi) denirdi.

6. Nizamülmülk'ün Suikaste Kurban Gitmesi (1092, merv):

Bu kez, cinayete kurban gidenin konumu biraz farklı. Yukarıdaki örneklerin çoğu devlet eliyle gerçekleşen cinayetlerdi. fakat bu defa kurban devletin kendisi. Evet herhalde Ebu Ali el-Hasan et-Tusi Nizamülmülk'e tek başına devletti desek yersiz olmazdı. Gelmiş geçmiş en büyük devlet adamlarından biri olan ve Büyük selçukluyu gerek siyasi gerek ilmi yönden ihya eden bu gayretli zat, Haşhaşi lideri Hassan Sabbah'ın gönderdiği bir fedai tarafından öldürülmüştür. Nizamulmulk şehit olduğunda 29 yıllık devlet adamlığında arkasında büyük bir devlet, siyasetname adlı büyük bir eser, nizamiye medreseleri gibi kıymetli okullar bırakmış, Melikşah ve Alparsan gibi Selçuklunun büyük hükümdarlarına akıl hocalığı yaparak onların yetişmesini sağlamıştır.

7. Şihabuddin SÜhreverdi'in "Maktül" olması (1191, Halep):

Tam adıyla; Ebu'l-Fütuh Şeyh Şehabeddin Yahya bin Habeş bin Emirek Sühreverdi. ya da çoğu kez anıldığı şekliyle, şeyh'ül işrak. Meşai felsefenin yerinin alan ve bilgiye keşif ve sezgiler yolulya (imam gazali de bu düşüncedeydi) ulaşılacağını öngören işrakiye felsefesini sistemleşirdi. Başarısı nispetince düşman edinen Sühreverdi, Eyyubiler devletinin hakimiyeti altındayken fikirlerinin daha fazla yayılmaması gerektiği öne sürülerek katledilmiştir. Kendisinden sonra gelen SÜhreverdi'ler ile karışmaması için isminin sonuna bir de el maktul (öldürülen) sıfatı koyulmuştur.

8. İbni Teymiyye'nin mahpusta ölmesi (1328, Şam):

Ehli sünnet itikadına uymayan bazı görüşleri ve tasavvuf erbabına karşı sert duruşuyla bilinmesine rağmen her iki zümrenin bile, mücahidliği ve islam uğrunda korkusuzca mücadele etmesiyle nedeniyle saygı duyduğu şahsiyet, islam fıkhı alimi İbn Teymiye de diğer bir çok alim gibi sisteme kurban gitmiştir. Sistemin adamı da olabilir, sistem içinde öğütülebilirdi de ama böylesine adi bir yaşam yerine o mahpusluğu, şereflice ölmeyi tercih etti. Belki direk öldürülmedi, hastalıktan vefat etti ama sonuçta mahpusken öldü. Ve kimbilir hapiste hangi kötü şartlarda yaşıyordu. Zamanın kodamanları, bir alimi halkın tepkisini almamak adına direk öldürmeye ceserat edemez ve genelde bu örnekte olduğu gibi mahpus damlarında çürütmeye terkederlerdi. Bu da cinayetin daniskasıdır.

9. Malcolm X'in Öldürülmesi (1965, New York):

Malcolm Little ve daha sonrasında Hacı Malik el-Şahbaz ismini alan Amerikan Asıllı siyaset adamı, islam mücahidi. Başlangıçta siyahi müslümanlar Haraketi cemiyetinde ırka dayanan bir islamı benimsemiş olsa da sonrada asıl islamı tanımış ve bu islamı yaymak uğruna hayatını vakfetmiştir. Çok iyi bir hatip olması, işini kolaylaştırıyor ve kitlelerini arkasından sürüklüyordu. Fakat hiç bir başarının cezasız kalmadığı bu dünyada onun da yaptıkları birilerinin gözüne batıyor ve düzenlediği bir toplantı sırasında suikaste kurban gidiyordu.

10. Seyyid Kutub'un Rejime Kurban Gitmesi (Mısır,1966):

Geçen yüzyılın alimlerinden ve peygamber sünnetinin sıkı takipçilerinden Seyyid Kutub'un da varolan zalim sistemin bir kurbanı olduğunu söyleyerek yazımıza bir son veriyoruz. Ömrü boyunca baskı makinesi gibi çalışıp onlarca eser telif eden ve islam literatürüne fi zilalil kuran adında özgün bir tefsir çalışması kazandıran Kutub, yıllarca hapislerde mahpus kalmış ve 1966 yılında idamı infaz edilmiştir. SUçu mu? Mısırda kurulan zalim rejime karşı çıkmak ve islamı savunmak. Aynı suçla kendisinden one yedi yıl önce idam edilen Hasan El Benna'yı da burada anmakta fayda var.

Bonus. Moğol İstilasında Katledilen İsimsizler (1258, Bağdat):

İslam dünyasının en acı dönemlerinden biri olan Moğol İstilası sırasında özellikle Bağdat'ın işgali sırasında Hülahu Han komutasındaki moğol ordusu onlarca islam bilginini hunharca ve zevk içn katletmiştir. İsimlerini tek tek anamayacağız bu alimler için de Allah'tan rahmet dilerim...

 

Not: belki bu listede yer bulması gereken ama aklıma gelmediğinden ötürü yazamadığım çok önemli bir cinayet olayı aklınıza gelebilir. yorumlarla destekleyin.

Anahtar Kelimeler: İslam Araştırmaları, Habibi Neccar Kimdir, Habil ile Kabil Hikayesi, Hallacı Mansur Kiimdir, İbn Fevrek Kimdir, İbn Teymiye Kimdir, İslam Tarihinde Cinayetler, İslamda Şehitler, İşlenmiş İlk Cinayet, Malcolm X Kimdir, Nizamülmülk Kimdir, Şehabettin Sühreverdi Kimdir

mutevaggil , 30/10/2010-08:28 Facebook'ta Paylas