gerome

Kahire'de Namaz Kılanlar (Tablo: J.L Gerome)

İslam Medeniyeti, Asrı Saadette sosyal gelişimini tamamladıktan sonra, müthiş bir hızla bilim ve kültür alanında gelişmeye başlamış, bu baş döndürücü hızın sonunda dünyanın çeşitli yerlerinde, zamanın çok ilersinde olan medeniyetlerin oluşmasına imkân sağlamıştır.

Hulefa-i Raşidinden sonra, Emevi ve Abbasilerle başlayan bu hızlı gelişim süreci, özellikle Ortadoğu’da kurulan diğer devletlerle devam etmiş, bu akımın son temsilcisi de bir çok şehri imar eden üç kıtaya yayılmış Osmanlı devleti olmuştur.

İşte bu kez listemiz, İslam Medeniyetinin beşiği olmuş, ilim ve kültür alanında emsallerine göre çok ileri gitmiş, gerek kültürel coğrafyasıyla, gerek mimari yapılarıyla, gerekse bilim üreten ve bilim adamı yetiştrien merkezleriyle haklı bir üne kavuşmuş 10 kültür şehrini içeriyor.

Aşağıdaki listede yer alan şehirlerden bazısı günümüzde hâlâ bir cazibe merkezi durumdayken bazısı ise ne yazık ki eski şaşalı ve görkemli halini özlemle alan birer antik kent artık.


İşte medeniyetin merkezi olmuş 10 şehir:


1. Bağdat:

En parlak dönemini Abbasiler zamanında yaşayan şehir islam dünyasının bilim ve kültür merkezliği görevini uzun süre yapmıştır. Bağdat onuncu yüzyıl ve sonrasında, 2.5 Milyon nüfusuyla dünyanın en büyük şehirleri arasındaydı aynı zamanda. Bilimsel ve kültürel hayatın yanında canlı bir ticaret hayatı da vardı bu şehirde. 1258 yılında Moğollar tarafından talan edildikten sonra şehir, önemini yitirdi ve bir daha toparlanamadı. 17yy.da Osmanlı eline geçen Bağdat, 1917’de İngiliz işgaline uğradı. Şuan Amerikan işgali altında, geçmişini özlemle anıyor.


2. Isfahan:

Isfahan, nısfı cihan derlermiş bir zamanlar. Yani Isfahan dünyanın yarısıdır. Hatta oranın buna gücenir, külli cihan diye karşılık verirmiş. Yani dünyanın hepsi. Bu söz belki bir mübalağadan ibaret ama şehrin zamanındaki heybetini, haşmetini, dünyadaki konumunu gayet iyi özetliyor. Şuan İran’ın bir eyaleti olan Isfahan, on birinci yüzyılda Selçuklu Devleti’ne başkentlik yaptığı sırada ilim ve kültür hareketleriyle, on yedinci yüzyılda Safevi’nin başkenti olduğu sürede de mimari faaliyetlerle ihya oldu ki şehrin mimari bir düzenlemeye gerçekten ihtiyacı vardı. On üçüncü yüzyılda mongol istilasından o da nasibini almış yakılıp yıkılmıştı çünkü.


3. Buhara:

Şuan Özbekistan sınırlar içinde kalan bu antik şehir, tarih boyunca İpek yoluna yakınlığı sebebiyle ticaretin başkentlerinden biri olmuştur. Şehrin islamla şereflenmesiyle birlikte bilim yönünden de gelişmeye başladığı bilinmektedir. Toprağının bereketli olması nedeniyle çeşitli sulama teknikleri yine bu şehirde geliştirilmiştir. Şehir, altın çağını onbirinci yüzyılda Karahanlıların egemenliği altında yaşamış, 1220 yılında Moğol İstilasından payına düşeni ne yazık ki o da almıştır. İmam Buhari ve İbn Sina gibi ünlü simalar bu şehrin topraklarından yetişmiştir.


4. Fustat:

Tarihi, çok eski çağlara dayanan bu şehri bugün biz Kahire adıyla tanıyoruz. Şehir günümüzde Mısır devleti’nin başkenti olarak yaşamını sürdürmektedir. İslam tarihi boyunca sırasıyla; Tolunoğulları, Akşitler, Fatimiler, Eyyubiler, Kölemenler ve Memlüklere başkentlik yapmıştır. On altıncı yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti’nin de bir eyaleti olmuştur. Bu kadar farklı medeniyete ev sahipliği yapmış şehir, aynı zamanda dünyanın yaşayan en eski ikinci üniversitesi el ezher’e de ev sahipliği yapmaktadır.


5. Semerkant:

Dünyanın en eski şehirlerinden olan ve günümüzde Özbekistan’a bağlı bu şehir, Buhara ile birlikte İslam dünyasının Orta Asya’daki bilim, kültür ve medeniyet üssü olmuştur. İslam dünyasının ilk kâğıt fabrikası burada açılır. Samanoğulları döneminde parlak bir ticaret merkezi haline gelen şehri Moğol İstilası harap etmiştir. Fakat sonra Moğollara başkent olduğundan yeniden imar edilip eski haline kavuştu. Astronomi ilminin duayenlerinden Uluğ Bey’in memleketidir bu şehir ve bu bilim adamı adına bir rasathanesi mevcuttur.


6. Harran:

Şuan Şanlıurfa ili sınırları içersinde yer alan Harran eskiden, büyük birim bilim ve kültür kentiydi. Birçok bilim adamı ve filozof burada doğdu veya yetişti. Özellikle Tıp ve astronomi biliminin gelişmesine ev sahipliği yaptı. Üstelik sadece müslüman değil Süryani ve yunan ilim asıllı ilim adamları da burada yetişiyordu. Harran yalnızca bir bilim merkezi değil, aynı zamanda ticaret, kültür ve bir inanç merkeziydi. Sekiz ve dokuzuncu yüzyılda altın çağını yaşadı. Emevilere başkent oldu.  İslam’ın ilk üniversitesi de burada kurulmuştu. Şehir onbirinci yüzyıldan itibaren önemi yitirdi.


7. Basra:

Yedinci yüzyılda, Hz. Ömer emriyle, Şattul Arap’da ordugâh olarak kurulan şehir, Abbasi hâkimiyeti altında entelektüel yönden büyük gelişme göstererek çok ünlü bilim ve din insanlarının yetişmesine sebep olmuştur. İbn Heysem, Cahiz gibi bilim adamları, Rabiatül Adeviyye ve Hasan el Basri gibi mutasavvıflar bu topraklarda yetişen ünlü simalardandır. İhvan-ı Safa cemiyeti de burada organize edilmiştir. Daha sonraları Selçukluların eline geçen şehir mimari yönden de zengin bir konuma sahip olmuştur. Osmanlı Devleti de on yedinci yüzyılda şehri egemenliği altına almıştır.


8. Kurtuba:

Endülüs Emevi Devleti’nin ilim ve kültür merkezi olmuş şehir, Bugün Cordoba adıyla İspanya’da yer alır. Avrupa karanlık çağını yaşarken burada gelişmiş bir medeniyet vardı. Öyle ki bütün yollar tertemiz ve düzenli, geceleri sokak lambalarıyla ışıl ışıldı. Avrupa’ya felsefe bilimini tersten okutan İbn Rüşt, Tıbbi cerrahlık mesleğinin babası Zehravi Kurtuba diyince akla ilk gelen isimler. İmam Kurtubi’de burada doğmuştur. Dünyanın sayılı birkaç önemli eserinden, Endülüs ürünü Kurtuba Cami’si de bu şehirdedir.


9. İstanbul:

Şairler, âlimler, bilginler, gezginler kenti İstanbul. 1453 yılında İslam Âleminin hizmetine geçmesiyle bilim ve kültür alanında müthiş bir sıçrama yaparak nice entelektüelin yetişmesine olanak sağlamıştır. Külliyeler, medreselerle donatılmış bu şehirden onlarca şair, edebiyatçı, ilim adamı, devlet yöneticisi çıkmıştır. Zamanın en büyük devleti Osmanlı’nın dört yüz elli yıl başkentliğini yapmış Şehir, güzelliği ve konumu ile tarih boyunca hep bir cazibe merkezi olmuştur.


10.Dımeşk:

Ya da bugün daha çok bilinen adıyla Şam, şuan Suriye’nin başkenti konumundadır. Hz. Ömer’in döneminde Halid bin Velid tarafından feth edilmeden önce bile dünyadaki üç beş ticaret merkezinden biri durumundaydı. Emeviler döneminde çok gelişerek altın çağını yaşamıştır. Yine aynı dönemde önemini yitirmeye başlamıştır. Sonra sırasıyla şehir, Abbasi ve Fatımilerin, Selçukların, Memlukların eline geçti. Bütün bu medeniyetler şehrin mimari yönden gelişmesini sağladı.

Anahtar Kelimeler: İslam Araştırmaları, bilim şehirleri, en güzel islam şehirleri, islam beldeleri, islam bilim merkezleri, islam coğrafyası, islam kültür merkezleri, islam medeniyeti, islam şehirleri, kültür şehirleri, Top 10 Listesi

mutevaggil , 05/04/2009-08:45 Facebook'ta Paylas