suleymaniye camiOsmanlı Devletinin en ileri gittiği sanat alanlarından biri mimaridir. Özellikle cami mimarisinde muhteşem örneklere imza atılmıştır Osmanlı döneminde. Hiç şüphesiz bunda Mimar Koca Sinan Ağa'nın payı inkar edilemez. Biz bu yazımızda Mimar Sinan'nın İstanbul'da inşa ettiği bazı camileri kısaca tanıyacağız. Bu kıymetli eserler yüzyıllardır müminlere ev sahipliği yapmakta. Allah kıyamete kadar da bu mihmandarlığı daim kılsın. Eserlerine geçmezden önce bir iki cümleyle Koca Sinan'ı tanıyalım önce.

Mimar Sinan, 29 Mayıs 1489 yılında Kayseri'de doğar. Küçük yaşta zeka parıltıları göstermesinden ötürü Osmanlı bürokrasisi tarafından keşfedilir ve Yavuz döneminde devşirme olarak Yeniçeri ocağına alınır. Önceleri asker olarak savaşlara iştirak eder. Mohaç Savaşında gösterdiği yararlılıklardan ötürü bölük komutanlığına  kadar yükselir. Dehasını önceleri savaş mimarisinde kullanır. 40 yaşında Baş mimar olur ve sosyal mimari çalışmalarına başlar.

Mimar Sinan, eserlerini Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III.Murat döneminde inşa etmiştir. Köprü'den çeşmeye, Cami'den külliyeye kadar onlarca eserin banisi Sinan 1588'de fani hayattan göçmüştür. Mezarı Süleymanye cami yanındaki ufak bir türbededir.

Şimdi de Mimar Sinan'ın İstanbul'daki bazı Cami eserlerini tanıyalım:

 

10. Rüstem Paşa Cami (Tahtakale)

Kanuni'nin veziri ve damadı Rüstem Paşa adına 1561 yılında inşa edilmiştir. Camiye iki yandan merdivenle çıkılır. Dikdörtgen bir tabana oturtulmuş cami dört sutuna iliştirili bir merkezi kubbeden oluşur. Rüstem Paşa Camii'nin kubbe eteklerine kadar her tarafı çinilerle kaplıdır. Özellikle lale motifli çiniler, Osmanlı çini sanatının en başarılı örneklerinden sayılır. Caminin şadırvanı sol taraftadır.

 

9. Mihrimah Sultan Cami (Edirnekapı)

Kanuni'nin kızı Mihrimah Sultan Tarafından Sinan'a yaptırılmıştır. İnşaatı üç sene süren cami 1565 yılında açılmıştır. Dikdörtgen planlı caminin etrafında medrese, mektep, türbe, hamamları vardır. 37 m yükseklikteki kubbe üçer kemere yaslanır, yanlarda ikişer sütun, sağ ve solda 3 kubbe ve mahfelleri bulunur. Mihrap ve minber taş işçiliğiyle yapılmıştır.

Caminin büyük avlu kapısından dik merdivenlerle cami içine çıkıldığında sağ tarafta medreseler ve karşısında 7 kubbeli 8 mermer granit sütunlu son cemaat yeri vardır.

 

8. Sinan Paşa Cami (Beşiktaş)

Yapımı 1555 yılında biten cami Kaptan-ı Derya Sinan Paşa anısında inşa edilmiştir. cami dikdörtgen bir plan üzerine oturtulmuştur. Merkezi kubbe kemerlerle altı köşeli bir şekilde sütunlara dayandırılmış olup iki yanda ikişer kubbe bulunur. Kurulduğundan bu yana çeşitli tarihlerde onarım görmüştür.

Mabedin son cemaat yerini medrese çevreler. Tek minareli olan caminin Hünkar mahfili yıkılmıştır. Caminin şadırvanının üstü havuzdaki suyun kirlenmemesi için mermer eteklikle kapatılmıştır. Mermer eteklik ve sütun başlıkları 16. yüzyıl Osmanlı işçiliğinin en güzel örneklerinden biridir.

 

7. Sokollu Mehmet Paşa Cami (Azapkapısı)

İstanbul'da Unkapanı köprüsünün Galata ayağının dibinde, Azapkapı semtinde yer alan camidir. 1578'de Sokollu Mehmet Paşa adına yapılmıştır. Selimiye Camii stilinde yapılmış olan caminin altı mahzendir. Denize yakın camiler içinde sağlam temellidir. Giriş kapısı köprü tarafında olup caddeden gelinen bir patikadan dönülerek girilir.

Camilerde alışılmışın aksine tek minaresi solda yer almaktadır. Bunun nedeni denize fazla yakın olmasıdır. Avlusu yoktur. Son cemaat yerine iki yönden merdivenlerle çıkılır. Dikdörtgen planlı caminin mihrabı çıkıktır. Ana kubbe, sekiz kemere dayanır. Yan sofaları revaklı kat oluşturmaktadır.

 

6. Eski Valide Cami (Üsküdar)

İstanbul'un Üsküdar ilçesinde II. Selim'in eşi, III. Murat'ın ise annesi Nurbanu Sultan tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmış olan cami ve külliye. Yapılış tarihi 1583'tür. Külliye cami, medrese, tekke, sıbyan mektebi, kervansaray, hamam, darülkurra, darüşşifadan oluşur.

Caminin kubbesi altı dayanak üstündedir. İki yanından ikişer yarım kubbeyle çevrelenmiştir. Dışarı doğru çıkıntılı mihrab tarafında beşinci yarım kubbe bulunmaktadır. Mihrab tarafındaki çiniler İznik çinilerinin en güzel örneklerindendir.

 

5. Mihrimah Sultan Cami (Üsküdar)

Üsküdar meydanında bulunan Mimar Sinan'ın Kanuni Sultan Süleyman'ın Hürrem Sultan'dan kızı Mihrimah Sultan için yaptığı camidir. Sinan'ın erken dönem eserlerindendir. Kubbesi üç yanından yarım kubbelerle desteklenmiştir, ama ön cephede yarım kubbe yoktur.

Nisan ve Mayıs Aylarında Bayezid Yangın kulesinden bakıldığında; Sabah gündoğumunda iki minaresi arasında Güneşin doğuşunu ve Akşam gün batımında Ayın Batımı görülebilir. Aynı kuleden batı ufkuna bakılır ise; Edirnekapı'daki aynı adlı caminin arkasıdan Sabah Ayın batışını ve Akşam Güneşin batışını izleyebilirsiniz.

 

4. Haseki Cami (Fatih)

Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi Hürrem Sultan tarafından Kanuni Süleyman'ın eşi Haseki Sultan için 1538-1551 arasında tamamlanmıştır. 1539'da tek kubbeli olarak yapılan caminin I. Ahmet zamanında (1612) giriş duvarı kaldırıldı ve iki sütunla bir kubbe daha eklenerek bina genişletildi. Ayrıca son cemaat yeri de yapıldı. Cami, tek minarelidir. Medresenin pencereleri üstünde kalmış olan iki çini pano Topkapı Sarayı müzesinde Türk Çinileri dairesinde sergilenmektedir.

Sinan'ın özgün tek kubbeli camii 1538'de yapılmış, 1603-17'de Hasan Bey tarafından ikinci bir kubbe yapılmış, üç kemerli revak eklenmiştir. İki kubbe arasında yeni bir mihrap yapılmıştır. Depremde hasar görmüş ve tamir edilmiştir. Son cemaat yeri özgün kubbe tarafındadır.

3. Kılıç Ali Paşa Cami (Tophane)

Kılıç Ali Paşa Camii Kaptan-ı Derya Kılıç Ali'nin Mimar Sinan'a yaptırdığı İstanbul'un Tophane semtinde bulunan camidir. 1580 yılında yapılmıştır. Türbe, medrese ve hamamdan oluşan bir de külliyesi vardır.

Kubbenin iki yanındaki yarım kubbeler, diğer iki yanındaki kemerler ve destek duvarlarıyla cami Ayasofya'nın küçük boyutta bir kopyasıdır. Mihrap tarafındaki çiniler İznik'in parlak döneminin ürünüdür. Ayasofya'nın model alınmasının ardındaki sebep bilinmemektedir.

 

2. Şehzadebaşı Cami ( Şehzadebaşı)

Kanuni Sultan Süleyman tarafından Saruhan valisi iken 1543'de 22 yaşında ölen oğlu Şehzade Mehmet adına yaptırılmıştır. Sultan, Camiyi 1543-1548 yılları arasında Mimar Sinan'a yaptırttı. 18,42 metrelik kubbesi 4 büyük yarım kubbeye yaslanır. Şadırvan avlusu 12 sütunda 16 kubbelidir. İkişer şerefeli çift minaresi vardır. İmaret ve medrese, tabhane, türbeler cami bahçesinde ve arka sokaktadır.

Şehzade türbesinin içi rengarenk çinilerle doludur. Ortadaki sandukada Şehzade Mehmed, sağında Şehzade Cihangir yatar, solunda Hümaşah Sultan. Şehzade türbesinin sol tarafında Rüstem Paşa'nın türbesi bulunur. Diğer şehzade türbeleri Vefa tarafındadır. Dış avluda İbrahim Paşa ile Destari Mustafa Paşa'nın türbeleri vardır.

 

1. Süleymaniye Camii

Assolistler en son çıkar. Dünya çapında mimari özellikleriyle ünlü eseri sona sakladım. Mimar Sinan her ne kadar bu eser için Kalfalık eserimdir diye tevazu gösterse de bugün Süleymaniye cami mimarlık ilminin en önemli eserlerinden biri sayılır.

Bu caminin özellikleri anlatmayalım.  Zira teknik özelliklerini her yerde kolayca bulabilirsiniz. Biz Sözü Evliya Çelebimize bırakalım da bize o tarif eylesin dilinin döndüğüyle:

Temelinin atılışındaki metanet ve köşesinde olan zarafet ve güzellik eserleri ve her türlü sanatlar insanı büyüleyen görünüşü, bu camiin içinde ve dışında vardır. Hatta bina tamamlanınca Koca Mimar Sinan şunu der: 'Padişahım sana bir cami inşa ettim ki kıyamet gününde Hallacı Mansur yeryüzünde Makalidi Cibal Demavend dağlarını Hallacın yayından pamuk gibi attığında bu caminin kubbesinde Mansur'un yay kirişi önünde çevgan topu gibi bu rütbe senasını medh eder.

Mihrab önünde bir ok atımı yerde bir gülistanı nısfı cihen hıyaban içinde, Süleyman Han'ın meşhedi -toprağı nur olsun-bir yüksek kubbe altında görülür.

Caminin üç tarafında bir kat dış avlu daha vardır ki iki yanı birer at menzili kum sahrasıdır, türlü türlü ulu çınarlar, salkım söğütler, servi ve ıhlamur ve karaağaçlar, dışbudak ağaçları ile süslenmiş bir büyük avludur ki üç yanı hepsi pencereli duvarlar ve hepsi on adet kapu...Şark tarafına bakan hamam kapusu..merdivenle hamama varılır amma bu tarafta avlunun duvarı olmayup İstanbul şehrini temaşa için bir kenarset alçak duvar çekilmiştir. Cümle cemaat orada durup Hünkar Sarayı, Üsküdar'ı, Boğazhisar'ı, Beşiktaş'ı, Tophane ve Galata ve Kasımpaşa ve Okmeydanı boydanboya görülür.

Bu camiin sağında ve solunda dört mezhep şeyhülislamları içün dört adet büyük medreseler vardır ve bir darülhadis ve bir darülkurra ve ayrıca bir tıp ilmi medresesi, bir sıbyan mektebi ve bir darüşşifa ve imaret ve bir yemekhane, bir tavhanei müsafirin, gelip gidenler için bir kervansaray, bir yeniçeri ağası sarayı, bir kuyumcular dökmeciler ayakkabıcılar ve nısfı cihen aydınlık hamamı tetimmei şuhan bin adet hizmetliler evi...

Süleymaniye Camii tamam oldukta bina emini ve nazırı ve mutemedinin hisaplarına göre, 8 kerre 100.000 ve doksan bin üç bin üç yüz seksen üç yük flori."

---

yazının hazırlanmasından genel olarak vikipedia kaynağından istifade edilmiştir.



Anahtar Kelimeler: Tarih, Eski Camiler, İstanbul Camileri, İstanbul Tarihi Yerleri, İstanbulda Büyük Camiler, İstanbulda Gezilecek Yerler, Kanuni Dönemi Camileri, Mimar Sinan Kimdir, Mimar Sinanın Camileri, Mimar Sinanın Eserleri, Mimar Sinanın Hayatı, Mimar Sinanın Hayatı ve Eserleri

mutevaggil , 22/11/2009-10:57 Facebook'ta Paylas