Modern Çağda Ramazan Ayının 10 Geleneği
Etiketler: Anlama Çabası, Eski Ramazanlar, Ramazan Aktiviteleri, Ramazan Ayının Fazileti, Ramazan Bidatleri, Ramazan Gelenekleri, Ramazanda Neler Yapılır, Ramazanda YapılanlarBir Ramazan Ayı’na daha kavuşmak üzereyiz*. Miladi takvime göre 11 Ağustos 2010 Çarşamba günü, hicri takvime göre 1 Ramazan 1431 oluyor ve biz müslümanlar o günden itibaren bir ay boyunca oruç tutmaya başlayacağız. Ramazan ayı gelince özellikle yaşlılardan oluşan kalabalık bir zümre ah nerede o eski ramazanlar nakaratını terennüme başlar değil mi? Peki modern Ramazan zamanlarının ne eksiği var ki bazıları geçmişe hasret duyar?
Devamını Oku »
Selefilik, İslam ümmeti geneli içinde tartışmaya açık bir kavram. Bir islam aliminin ya da avamdan birinin "selefi" olması iyi bir şey midir, yoksa kötü birşey midir? Selefilik ile Ehli sünnet ekolü arasında herhangi bir ilişki var mıdır? Selefiler, dini doğru yaşarlar mı? Bu soruların cevaplamaya çalışalım.
Şeyhülislam İbn Teymiyye, 1302'de Memlük Sultanı'nın isteğiyle bir fetva yayınlar. Tarihe "Mardin Fetvası" diye geçen bu fetvada; artık iyice Darul İslam'ın eşiğinde olan Moğol İşgaline karşı cihad edilir ve müminlerin bir araya toplanıp işgalci moğol güçlerine karşı konması istenir.
Müslümanız hepimiz çok şükür... Namazımızı huşu ile kılamasak da, sınandığımızda öfkemizi kontrol edemesek de, nefsin isteklerine her zaman başkaldıramasak da, sabretmesini, şükretmesini gereği gibi yapamasak da...
Bir gün, bir papaz, bir imama gelerek demiş ki: "İmam Efendi Siz müslümanlar, biz her zaman Kuran'a başvuruyoruz, hayatımızda sürekli Kuranı referans alıyoruz, diye övünüyorsunuz," demiş ve biraz da alaycı bir biçimde eklemiş: "Git bak bakayım Kuran-ı Kerime göre, bir çuval undan kaç tane ekmek çıkar?". İmam gider, bir müddet sonra döner ve şöyle der:
Ünlü Tasavvuf bilgini Mevlana Celaleddin Rumi hakkında konuşulurken çok söylene gelen bir tabir vardır: hümanist, insancıl. Ben bunun yanlış olduğunun zaten farkındaydım, bugün okuduğum haber de bu konuyu açıklanmış, okuyalım bakalım: İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Cübbeli Ahmet Hoca, Habertürk kanalında yayınlanan Teke Tek Adlı programa geçen gün yine katıldı. Zannedersem bu, onun bu programa üçüncü katılışı. Bu durumu kimi yadırgıyor, kimisi de "bunda ne var canım, istediğini yapar" diyor. Peki bu konuya nasıl yaklaşmalı? Cübbeli Ahmet Hoca'nın böylesi bir programda yer almasını ve konuşmasını nasıl yorumlamalı?
Malumunuz, geçen hafta sonu Avrupa’nın En Batılı, en medeni -ki cumhuriyetin ilk yıllarında hazırlanan medeni yasamızı oradan almıştık- ülkelerinden biri olan İsviçre’de minarelerle alakalı bir referandum yapıldı ve halkın yüzde elli yedisi minarelerden rahatsız olduklarını belirtti. Yani İsviçre’de minareler yasaklandı. Ama neden buna ihtiyaç duyuldu acaba?





