Şuradaki yazımızda önceden bahsettiğimiz üzere, ilk ropörtajımızı gerçekleştirdik. Bu ilk Sohbetimizi, Sanal alemin önemli islami portallardan biri olan MedineWeb sitesinin kurucusu Muhsin Arslan ile yaptık.

Muhsin Arslan Hocamız ile, sitesine, gündeme, sansüre,teknolojiye ve Gazze'ye dair güzel bir sohbet gerçekleştirdik. İstifadenize sunuyoruz, buyurunuz:

—Bu benim ilk röportaj denemem. O yüzden hata yapar ya da haddi aşarsam kusuruma bakmayın hocam.

Estağfurullah. Bu senin ilk ameliyatınsa bende ilk defa ameliyat olan hastayım.

—MedineWeb için kafanızda ilk flaşın çakması ne zaman oldu? Ve neden “evet bunu yapmalıyım” dediniz?

MedineWeb’den önce islami forumları ziyaret ederdim. Benim meraklı bir oğlum var. Lise ikinci sınıfta okuyor. Aslında Medineweb’i o kurdu. Baktım ilerliyor ve kendisi il dışında olduğundan ben sahiplendim. Allah şükür islam’ın bir penceresi olduğunu düşündüğümde mutlu oluyorum...

—Çok Hoş. Peki, ismine değinelim biraz. Neden MedineWeb? Akılda kalıcı Ama bu doğu-batı sentezini çağrıştırıyor sanki. Batıyla Doğunun bir arada olması gerektiğini düşünür müsünüz?

İslam evrenseldir. Medineweb devleti dünyaya ümmetçiliği aşılayan bir sistem: Medine-web. Medine’nin sanal âlemine kapısı penceresi gibi düşünelim.

—Site yayın hayatına ne zaman başladı ve şu ana kadar ki gidişat nasıl? Sizi memnun ediyor mu?

Site, yayın hayatına 1 Yıl, 7 Ay, 3 Gün, 7 Saat, 24 Dakika, 6 Saniye önce başlamıştır. Emsallerine göre çok hızlı gelişen bir site.  MedineWeb’liler Şimdiye Kadar 13,649 Konu açmışlar ve konulara 88,933 Adet Mesaj ve yorum yazmışlardır. 6500 üyeye yakın üyesi ile Allaha şükür işlek bir forum.  (sanırım bu bilgilere site istatistiklerinden baktı)

—Medineweb portal ve forum olmak üzere iki kısımdan oluşuyor. Birinden feragat etmek zorunda kalsaydınız bu hangisi olurdu?

Portalımız, kütüphanemizdir ve forumu ile islami siteleri besleyen kaynak bir adrestir. portalsız bir Medineweb sakat olur, forumsuz bir Medineweb ise durgun ve kullanılmaz olacağından güncelliği uğraklığı engeller ikisi ayrılamaz...

—Politik bir cevap aldık sanki :).  İşlek bir forum dediniz; kalabalık forumlar farklı seslerin bir arada olmasını getirir. Bu da değişik fikirlerin ve düşüncelerin meydana çıkması demek. Sanal âlemde fikir hürriyetiyse çok tartışılan bir konu. Bazıları sınırsız bir hürriyet isterken, bazıları da fikir hürriyetinin makul bir seviyede kalmasını savunuyor. Siz bu konuda nerdesiniz?

Medineweb kurallarını kaleme alırken; renk, din, dil, ırk, düşünce, mezhep ne olursa olsun, herkese kapısı açık, fikir hürriyeti serbestçe dile getirir dedik. Tek şartımız var: İSLAMİ AHLAK KURALLARI çiğnenmeyecek, hiç bir kişiye, zümreye, âlime, kuruma hakaret edilmeyecek...

—Fakat Hakaretin göreceli bir kavram olduğunu söyleyenlerde var. Örneğin kişi ettiği kelamın hakaret olduğunu kabul etmiyor, ya da bunun farkında değil. Bunlar için düşünceniz nedir?

MedineWeb düşünce, din, dil, ırk, cinsiyet ne olursa olsun, herkese açık bir platformdur ve Hiç bir üye İslam âlimleri, mezhepleri, tarikatları tekfir edici hakaret edici konu ve mesaj yazamaz. Yazdığı takdirde mesajı silinir ve ikinci uyarıları dinlemezse yasaklanır. Eleştirmek başkadır küfür hakaret etmek bambaşkadır. bu iki madde açıklayıcı sanırım..

—Anlıyorum. Aynı şey sansür içinde geçerli sanırım.

Evet… Hürriyet başkasının hukuku çiğnenmeden kullanılır.

—Forumda yazarlar bölümünüz var. Bu, diğer forumlarda pek olmayan bir özellik. Bu bölümü foruma ekleme sürecinden bahseder misiniz biraz? Nereden çıktı bu fikir?

Yazarlar - Makaleler diye bir bölümümüz vardı zaten. Ancak köşe yazarları ile üyelerimizin yazıları karışmış şekildeydi ve okunmaz haldeydi. Bize müracaat edip köşe verirseniz yazarız diye teklif edenlerin önce makalelerini inceledik, kurallarımıza uygun olanları aldık ve birer köşe verdik. Yazar alımıma devam edilmektedir.

—Takip ettiğim kadarıyla siz de bir yazar olarak yazı yazıyorsunuz. Peki, yazarlarınızdan hangisini daha çok beğeniyorsunuz.

Yazarlarımız hepside kaliteli ilmi ve teknik anlamda okunası yazarlar. Hepsini de beğendik ki köşe verdik. Yazarlarımızın alanı farklıdır, kimi siyasi kimi ilmi kimi edebi konuda yazmaktadır elma ile armut meyvedir ama toplanmaz :)

—Siz yazarları övdünüz, ama ben gözlemlediğim bir eksikliği soracağım. Gördüğüm kadarıyla bazı yazarlar yazılarında noktalama ve imlaya pek dikkat etmiyorlar. Bunu neye bağlıyorsunuz? Yazarken çok mu aceleci davranıyorlar yoksa bunu önemsemiyorlar mı?

Bu konuda ben dâhil olmak üzere, sanırım dilin tekniği konusunda ya önemsenmiyoruz ya da bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor hatalarımız. Bu yönden biraz eksiğiz ve bu eleştirilecek bir durum maalesef...

—Yazılar yazılırken “vatan millet Sakaryacı” bir durum var gibi görüyorum ben. Bilmem katılır mısınız? Çok ateşli çok sinirli, büyük harfli yazılar. Belki imla hataları da bundan kaynaklanıyor.

Bu konuda haklısınız, yazarlarımızın bu tür yazılarını sansürlemeyi düşünmüyoruz ama defalarca uyardığımızda belirtmiş olayım. Gittikçe kurallarımıza uygun hale doğru sistem oturmaktadır.

—İnşallah. Gördüklerimiz genelde köşe yazısı ve makale tarzında yazılar. Siz, Hikâye ya da şiir yazar mısınız?

Özelde şiir yazarım.

—Ama paylaşılmıyor galiba?

İleride  paylaşacağım... Makale yazmaya bile zamanım olmuyor... Gerek ailevi gerek mesleki sorunlar problemler ötürü...

—Anladım. Din görevlisi olduğunuzu biliyoruz. Sorumluluk ve fedakârlık isteyen bir iş. Peki, tekrar site ismine dönelim. Eğer Medineweb olmasaydı ne olurdu? Bazen site için başka bir isim düşünür müsünüz? Ya da bir site daha kursam adı şu olurdu dediğiniz biri isim var mı?

İslam’ın kalbi Mekke, beyni Medine’dir. Bu iki ismi çağrıştıracak isim aradık. Medine, Mekke, Küba, Hıra gibi isimler tescil edilmişti. Medine’yi ancak web ile kurtarabildik.

-Gerçekten de isim tescili işin en zor yanı kısmı. Yine de çok iyi bir seçim. Site yönetmek nasıl bir iştir? Zorlu mudur? Zevkli midir? Yönetiminizde en çok neye dikkat edersiniz.

Site yönetmek teknik anlamda problemlidir. Her an bakım, onarım gerektiren bir durum. Yetişmiş ve tecrübeli olmak gerekiyor. Bir problemin çözümü belki bir dakika iken bilmiyorsanız haftalarca uğraşıp durursunuz. İdare açısından ise; islami site oluşu ve islami kimlik taşımanız sizi iyimser hoş görüye zorluyor. Hoş görü iyimserlikle de forumlar yönetilmiyor maalesef... Baktım başaramıyorum değerli bir kardeşimizin yönetimine bıraktık. Kendisi hem hosting şirketinde çalışmış hem de islami ilimlere vakıf...

—Hocam, sitenin sahibi, kurucusu yönetimi olarak, çok ilginç ve ölene kadar aklınızda kalacak bir olay yaşadınız mı? Örneğin bir ateist size mesaj atıp, sayenizde dine döndüm diye bir şey söyledi mi?

Bu tür bir mesaja her müslüman hasrettir. Birisinin hidayetine vesile sebep olabilmek yeryüzü hazinelerine bedeldir. Biz, bilgilenmek sorulara cevap vermek, insanlara ışık olmak gibi konularda yüzlerce kardeşimizin duasını aldık.

-Röportajımızın sonuna yaklaşırken biraz da gündem diyelim. Gazze’de bir zulüm ve insanlık dramı yaşanıyor. Ülkemizde de bu konuda çeşitli yardım organizasyonları tertip ediliyor. Sizin, site olarak bir çalışmanız oldu mu? Çünkü web siteleri artık sivil toplum örgütü görevi de görüyorlar.

Site olarak böyle bir girişimimiz resmi olarak olmadı ama bu konuda iletişim, bilgilendirme, ilan, reklâm, telefonla yardım vs… konularında sitemizi seferber ettik... Gerçek hayatta ise dernek kurduk, kermes düzenledik, gıyabi cenaze namazları ve Müslümanları bilgilendirme toplantı ve mitingleri düzenledik. Ve Bunlar hala devam etmektedir.

-Çok güzel işler. Allah kabul etsin. Peki, hocam Gazze’de yaşananlar teknolojinin önemini bizlere tekrar gösterdi, cağımızda kılıçla kalkanla cihat yapmak artık yok. Her şey oturduğunuz yerden bir düğmeye basmakla bitiyor. Bu bağlamda, Müslümanların teknoloji öğrenmesi farzdır diyebilir miyiz? Çünkü cihadın farz olduğunu biliyoruz. Ve artık savaşlar meydanlarda değil. Oturduğumuz yerden basılan düğmelerle savaşlar olup bitiyor. Bu konudaki düşünceniz nedir?

İlim Çin’de de olsa gidip alınız, ilim müslümanın yitik malıdır, nerede bulursa alsın gibi hadisi şerifleri hep yanlış anladık. İlmi; tesbih, takke, zikir, şalvar, namaz, oruç, riyazet sandık.  Müslümanlar temizliği imandan bildiği zamanlar Avrupa elini yüzünü yıkamasını bilmezdi. Müslümanlar ebabil kuşlarını okuduklarında, fil süresini öğrendiklerinde, Avrupa kapımızda dileniyordu... müslümanlar ilim, fen, teknoloji, tıp, felsefe alanında eserler verirken Avrupa dizimizde öğrenciydi. Ne zamana kadar derseniz; ne zamanki Kuran’ı cenaze kitabı yaptık, ne zaman onu ölülere dua kitabı eyledik, ne zaman anlamını bilmeden papağan gibi okuduk. Bilinçsiz bir imanın neticesi, evimize arkası yarınlar, boyalı badanalı fahişeler girdi, rocklar girdi... Biz, ne Avrupa’ya ne Asya’ya ne kendimize ne dinimize yarar birer nesil olduk. Sokaktaki kızımızın adı Fatıma olsa da Maria’dan farkı kalmadı, âlimlerimiz şovmenleştiler, zalimlerimiz satıldılar, piyonlarımız çoğaldılar, bikiniyi serbest bıraktılar, tesettürü yasakladılar, İslam ilimlerine giriş öcü gösterildi, İslam talebeleri ağlatıldı. Haberimiz olmadan, o hale geldik ki ne İsa’ya yarandık ne Musa’ya... Her müslüman bir kez tükürse İsrail’i sel alacakken, elimizde marlboroyla, kafeleriyle, colaları olduğu halde beddua etmekle yetindik... Bir avuç Yahudi kadınlarına hükmetmezken bize hükmetmeye başladı...

Soruna gelince;

İlim her alanda ilimdir ve farzdır. Savaş ilmi, siyaset ilmi, cedel ilmi, teknolojik ilimler, felsefe, sosyoloji tıp mantık… Aklınıza ne gelirse Tüm ilimlerin farz olduğunu düşünüyorum... Müslümanlar, tesbih lerini, takkelerini bıraksın demiyorum, kafalarını kumdan çıkarsın... “Şu”cu “Bu”cuyu bıraksın, bir vücudun azaları gibi birlik ve ihve şemsiyesi altında toplansın... Şovmen âlimciklere, palyaçolara itibar etmesin, kaynaklarına dönsün... Ve kendi yağında kavrulmaya baksın..

—Bu temennilerinize içten âmin diyorum. Teknolojiyi Avrupa’ya kaptırdığımızdan bahsettiniz, peki, gün olur devran döner, keserin, sapın döndüğü gibi teknoloji yine bize döner mi yoksa artık çok geç mi?

Bedir savaşında 3000 e teknolojiye karşı sıfır ve 300 idik. Bize güç değil, teknoloji değil, birlik ve beraberlik lazımdır, iman lazımdır. hakiki imanı elde eden dünyaya meydan okur. Bunu başarırsak teknoloji zaten bizimdir...

—Sizce o zaman iş sadece teknolojiye kalmıyor. Kurtuluş Allah'ın emirlerine birebir uymakla mümkün. Peki, hocam sorularım bitti. Allah razı olsun. Bana vakit ayırdın. Güzel bir röportaj oldu. Keşke şunu da sorsaydın dediğin bir şey var mı?

Kardeş siteni tebrik ederim. İslam alemine hayırlı olsun. Elimizden geldiğince yardımcı olmak isteriz. Son olarak şunu söyleyeyim: Allah gazze’ye, gazze’lere bizi bir daha ağlatmasın zalimlere ya hidayet yada kahhar sıfatıyla tecelli etsin..

—Âmin. Hocam.
--
Yaptığım ilk röportaja yazdığım bir özeleştiriyi buradan okuyabilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: Sohbet - Roportaj

mustasim billah , 22/01/2009-19:03 Facebook'ta Paylas